11 Nisan 2014 Cuma

Vicdan - Senaryo (Azadali ) 2.bölüm.. 4.kısım

Yemek hazır olduğunda Yunusun dolaplarda birşey aradığını farkeden Keriman sordu:
- ne arıyorsun sen?
- mum
- ne?
- mum, mum. Mum var mı?
- napıcaksın mumu?
- e sen mumların yerini söyle, gerisini bana bırak.
- orda, yukarda dolapta.

Keriman masayı kurmak için salona girdiğinde donup kaldı. Yunus odanın ışıgını kapatmış, yalnız kanepenin arkasındaki abajurları saklamış, masanın üzerinde iki tane mum yakmıştı.
Yine Yunusun bayıldığı o muzip bakışıyla gözlerini kıyarak nazla gülümsedi:
- napıyorsun sen?
- e hadi artık, Keriman, açlıktan öldüm.

Masayı kurdu. Çok fazla birşey hazırlamış olmasa da herşey çok güzel görünüyordu. Her an yemeye başlamaya hazır olan Yunusa bakıp dedi:
- e bu şartlarda benim üzerimdekiler bir işe yaramıyor. Ben bir üzerimi deyiştireyim.
- gerek yok, Keriman, çok güzelsin, hadi otur - sabırsızlandı Yunus.
- yok-yok! Kendine baksana. Giymişsin takım elbise falan (Yunus işten geliyordu). - deyip odasına kaçtı Keriman.

Şifonerden çok sevdiği koyu mor renkde yakalığı V şekilli, dirsekten
kolları olan ve dizlerinden bir az yukarda duran trapez şekilli eteyi olan sade bir elbiseyi alıp giydi.
 Bu elbise incecik belini daha da belli ediyordu.
 Saçlarını özenle topladı. Gözlerini siyah kalemle vurguladı.
 Bej renkli topuklu ayakkabılarını giydi ve Yunusun yanına döndü.

 Kapıdan girdiyinde Yunus arkası kapıya taraf dayanmış, dolabın üzerindeolan bilgisayarda birşeylere bakıyordu. Ayak seslerini duyunca döndü.
Ve durdu. Bir süre durdu ve baktı. Hiçbir şey söyleyemeden,
nutku tutulmuş bir şekilde gözlerini ondan ayırmadan masaya yaklaştı. Birşey söylemesine gerek yoktu zaten, bakışları yetmişti Kerimanın yanaklarının allanmasına. Sandalyeyi çekti ve yine hiçbir şey söylemeden bekledi. Keriman yerini aldıktan sonra acele etmeden kendisi de oturdu.
Bayaktan açlıktan bayılıcak gibi olan adam şimdi elini masaya uzatmayı unutmuştu. Keriman bunu farkedip Yunusa servis yapmaya başladı:

- senden bir hayır yok, bari ben birşey yapiyim.
- ben doydum artık - dedi Yunus ve güldüler...

- ellerine sağlık, herşey çok güzeldi - gerçekten güzel geçen bu akşam yemeyinden sonra söyledi Yunus.
- gerçekten mi?
- evet, gerçekten. Niye? İnanmıyor musun?
- evet, yani belki de haklısın. Sonuçta en iyi becerdiğim şeyi yaptım bu gün senin için - diye şımarıklık yaptı Keriman.
- e birdahaki sefere bundan kötü mü olucak yani?

Kerimanın bu sözlerden sonra yüzü asıldı. Yunus kahkahayla gülmeye başladı:
- şaka-şaka
- o zaman ben toplayım bunları - deyip yine şımarık çocuklar gibi asık bir yüzle masayı toplamaya başladı. Yunus ona baktı, gönlünü almak için ne yapabileceğini düşünerek ona yardım ermeye başladı. Keriman mutfaktayken yeniden birkaç dakikalığına bilgisayarın önüne geçip bayak yarım bıraktığı işi devam ettirdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder