ertesi sabah.. ablası horul horul,uyurken..
..ayaklarının ucunda çıkar odadan.. kapıyı,kilitleyip. diğer odanın kapısını tıklatır..
keriman-- (fısıltıyla ) yunuss.. yunus..
kapı kolunu oynatırken.. açılınca şaşırır.. itip,içeri uzatır başını..
yatak bozulmamıştır ve içeride kimse yoktur..
banyonun da,kapısı açıktır zaten.. çantasındaki telefonuna gelen, mesaj sesini duyunca.. alıp bakar.. yunusdan dır..
yunus --" not yazamadım.. ablan gelmeseydi,ne olurdu diye düşünmekten.. ve iki kere kapı zorlandığından,kalamadım.. saat üçte,ayrıldım.. ben ,veremediğin o cevabı duymak istiyorum.. beni ara,mutlaka "
keriman,yüzüne yayılan gülümsemeyle.. yunusa mesaj yazar
" gelen bendim.. "
anında mesaj gelir " neeee "
gülerek tekrar yazar
" pardon,başkasına mesaj atıyordum.. yanlışlık olmuş"
gülerek banyoya gider.. elini yüzünü yıkarken,arka arkaya mesajlar gelir.. yüzünü kurularken okur..
"yanlış gönderdiğine inanmıyorum.. doğru söyle ya"
"geldin mi"
"kendimi çok kötü hissediyorum"
"kerimann,ara beni "
banyonun,kapısını kapatıp.. duşun musluğunu açar.. ve yunusu arar..
yunus-- kerimann.. aradınn..
keriman-- (kısık sesle.. )duştayım,mesajlar arka arkaya gelince.. okuyamadım da.. merak ettim.. ne oldu,birşey mi var..
yunus-- gece geldin mi..
keriman-- ............ yok canım,ne gelmesi.. arkadaşımla mesajlaşıyorduk..yanlış göndermişim dedim ya..
yunus-- seni görmem lazım..
keriman-- benim de duşumu tamamlayıp,okula gitmem lazım.. kapatıyorum..
yunus-- iyi,kapat..
telefonu da,suyu da kapatıp.. çıkar banyodan.. mutfakta geceki bardakların yıkanmış,keklerinde yenilmiş olduğunu görünce.. yunusun doğru söylediğini anlar.. odanın kapısına, yazdığı not kağıdını yapıştırır..
"ablamm ,gece kapıyı.. sen çarşafları değiştirme diye kilitledim..
yorulmanı istemedim.. sakın yanlış anlama,öptüm seni.. mis kokulum "
içeriden kıyafetlerini alıp,giyinir.. aceleyle anahtarını alarak,çıkar evden..
*************
okulda geçen, yorucu saatlerin ardından.. "evde,banyomu yapıp..
sınav kağıtlarını okurum .. yarında,tatil.. hem dinlenirim.. hem de temizliğimi yaparım .."diye plan yaparak.. ayrılır okuldan..
hava yine çok soğuktur.. eldivenli ellerini cebine sokup,hızlı hızlı... yürüyerek,otobüs durağına gelir..
telefonu açar açmaz,gelen görüntülü mesajı görünce..
gülümsemekten kendini alamaz.. gizem ve can öpücük atarken çektikleri resmi göndermişlerdir ona..
bakarken yunus arar.. açıp,açmamak arasında kalsa da sonunda açar..
keriman-- efendim..
yunus-- keriman,ben hoş olmayan.. birşey yaptım ama kızma bana.. lütfen..
keriman-- (içini çekerek ) niye yaptın ve niye kızmayım..
yunus-- senin için ,belki birazcık benim içinde olabilir.. ve iyi niyetli olduğumdan..
keriman-- söyle bakalım,neymiş..
yunus-- sana yemek yaptım.. patates graten,hatırladın mı..
keriman-- hımm.. yıllardır,yemedim.. ama bana yapman, ne alaka..
yemeğim var,benim.. sana afiyet olsun..
yunus-- offfffffff,insanın hevesini kırmakta üstüne yok.. neyse..
bana gelir misin..
keriman-- hayır..
yunus-- inatlığını ve böyle diyeceğini bildiğimden.. sana geldim..
keriman-- bana ? nası.. ne yani,evde misin.. yunus ne yaptın,ablamdan anahtarı mı aldın..
yunus-- yok canım.. yani,eve girdim de.. ablandan,anahtarı almadım.. gece ayrılırken, yedek anahtarı yanıma almışım.. yanlışlıkla..
keriman-- hı hı.. yanlışlıkla ..bende inandım.. ne yapmaya,
çalışıyorsun yunus.. laf sana değil,bana gelir.. anlamıyor musun..
otobüs geliyor.. kapatıyorum.. grateni al.. evine git,lütfen..
yunus-- keriman,seni görüyorum.. karşıdayım,binme o otobüse..
sana laf gelmesini istemediğimden..bende, evde iki dakikadan fazla duramadım..
evime de,gitmiyorum.. graten yanımda.. gel de,akşam pikniği yapalım..
keriman-- bu soğukta.. piknik falan yapamam.. hoşçakal..
kapatır,pat diye..
yunus ;otobüs yolcularını alıp,duraktan ayrıldığında.. kerimanın,binmeyip.. tek başına beklediğini görünce.. gülerek.. eliyle,gelmesi için işaret eder..
keriman yolun karşısına geçip.. kaldırım duran yunusa bakarak..
keriman-- otobüsü kaçırdım,rahatladın mı..
yunus-- sağol ..ama bir daha bana böyle şaka yapma.. sabah ki gibi,hiç yapma rica ederim..
keriman-- (anlamamış gibi.. ) bunu hak ettin de.. sabah ne yaptığımı bilmiyorum ben..
yunus-- eminim canım.. hadi,gel.. (ön kapıyı açar )
keriman-- bak,yunuss..
yunus-- bakıyorum ve bakacağım.. lütfen oturur musun..
keriman-- bir saatimiz var.. yiyeceğiz.. beni eve bırakacaksın ha.. ve istemediğim,hiç bir konudan bahsetmek yok.. anlaştık mı..
yunus-- tabi,canımm.. ama bir saat çok..
keriman-- bence de..
7 Kasım 2014 Cuma
11 Eylül 2014 Perşembe
Senden Kalan 27.bölüm..
kapının kilidi, kurcalanınca.. panikle, kollarının arasından kurtulur keriman.. anahtar üstündedir ,neyse ki..
parmağını dudağına götürerek.. kapının merceğinden bakar..
yunusa dönüp.. gözlerini açarak.. dudaklarını oynatır... "ablam"
yunus "yani,ne olur ki.."dercesine..ellerini iki yana açar..
keriman telaşla yunusu elinden tutup,banyoya götürür..
yunus-- (fısıltıyla ) ne yapıyorsun keriman..saklanmamı gerektirecek, ne var ki.. uğradım,gidiyorum derim tamam..
keriman-- yok ya.. sen durumun ciddiyetini ,anlamadın herhalde..
saklanacaksın.. hiç konuşma..
yunus-- iyi de.. küvete girip,saklanamam..tuvalet burada,hiç olmaz.
. açmayınca,gider belki..
keriman-- (başıyla,çalan telefonunun sesini duyuyorsun değil mi manasında işaret eder.. ) ablam,vazgeçer mi,hiç..
onunda morali bozuktu,benim de.. telefonda,ikimizde birbirimize söylendik.. sonra,özür diledik.. yatamamıştır.. illa beni görüp,öpe-koklaya yanımda yatacak..
yunus-- (çapkınca,bakarak )vayy.. hiç tekin değilmiş,buradan acil taşınman lazım keriman.. yakalanma riski var..
keriman-- ha.. ha,çok komik.. sen burada dur.. ben odanın kapısını kapatırım,sen gidersin..
yunus-- kerimann..diğer odaya gireyim.. kapıyı,kilitlerim.. valla burası,uygun değil.. ablan,beni görürse..düşünsene ya.. ölürüm utancımdan..
keriman-- iyi,gir.. sessiz ol,kilitle ve çıkma.. orada yat,tamam mı..
yunus-- tamam..
**********
çabucak kendi yatağın üstündekileri dolaba tıkıp,örtüyü yorganı dağıtır.. saçının tokasını çekip.. karıştırır saçlarını.. uykulu bir sesle..
keriman-- kim ooo..
esma-- benim ,aç..
keriman-- ablaaa.. (anahtarı çevirip,açar kapıyı.. gözlerini kısarak ) ne olduu,saat kaç..
esma-- (girer içeri,hışımla .. mantosunu çıkarır.. geceliği,yün hırkası.. dizlik, kalın çoraplarıyla gelmiştir )kız,keriman.. uyku tutmadı,valla.. sana geldim.. sen böyle mi,yattın.. yedek pijaman,geceliğin yoksa .. pazardan alıvereyim..
keriman-- (kapıyı kapatır )var canım, çokk yorgundum.. uyuya kalmışım..
esma-- tuh tuh.. şimdi pişman oluverdim ya,ben. ama geri gidemem valla..dondum.. öbür odada yatarım.. allah rahatlık versin, hadi..
keriman-- (kolundan tutar.. ) nereye gidiyorsun,canım..
esma-- odaya,dedim ya..
keriman-- daha çarşafları değiştirmedim.. beraber yatalım ,gel..
esma-- ben değiştiririm.. yat sen.. bir faydam dokunsun bari..
dediklerin,içime oturdu..
keriman-- canım ablam ,boşver şimdi dediklerimi.. yeterince yoruluyorsun zaten.. bırak, yatalım hadi..
esma-- (gözlerini kısarak )kerimann..sen benden, birşey mi saklıyon..
keriman-- (umursamaz bir tavırla ) hıı,içeride bir erkek var..
esma-- hiii,bana bakk.. kız sen ayhan beye, doğru mu söylüyordun yoksa.. vay başıma gelenler..
keriman-- offf,yaaa.. içeride sevgilim olsa,ben niye yanlız uyayayım.. böyle mi yatarım.. ablama dediğim şeylere bak.. kabus görüyorum herhalde..
koyun koyuna yatalım, diyorum.. anlasana.. özledim,senii..
esma-- (gülümseyerek ) öyle desene ,kuzumm.. iyi bari,böyle
yatılmayacağını biliyor muşsun..en azından..
keriman-- ablaa..
esma-- ne abla, abla.. çeyizine ipekli,dekolteli üç gecelik takımı almıştım da ben.. giyeceğini,öğrenince şaşırıverdim..
keriman-- giymeyeceğim abla,gecelik falan giymeyeceğim..
esma-- aa,olmaz.. valla üşütürsün..
(yunus dayanamayıp,gülerken.. biraz ses çıkarınca.. durup,dinler..
sonra odaya girip.. çoraplarını çıkarırken )keriman,senin olmayan sevgilin, gelir-melir..maazallah.. pijama giy ve odanın kapısını kilitle ,neme lazım..
keriman-- hah hah hahh..
parmağını dudağına götürerek.. kapının merceğinden bakar..
yunusa dönüp.. gözlerini açarak.. dudaklarını oynatır... "ablam"
yunus "yani,ne olur ki.."dercesine..ellerini iki yana açar..
keriman telaşla yunusu elinden tutup,banyoya götürür..
yunus-- (fısıltıyla ) ne yapıyorsun keriman..saklanmamı gerektirecek, ne var ki.. uğradım,gidiyorum derim tamam..
keriman-- yok ya.. sen durumun ciddiyetini ,anlamadın herhalde..
saklanacaksın.. hiç konuşma..
yunus-- iyi de.. küvete girip,saklanamam..tuvalet burada,hiç olmaz.
. açmayınca,gider belki..
keriman-- (başıyla,çalan telefonunun sesini duyuyorsun değil mi manasında işaret eder.. ) ablam,vazgeçer mi,hiç..
onunda morali bozuktu,benim de.. telefonda,ikimizde birbirimize söylendik.. sonra,özür diledik.. yatamamıştır.. illa beni görüp,öpe-koklaya yanımda yatacak..
yunus-- (çapkınca,bakarak )vayy.. hiç tekin değilmiş,buradan acil taşınman lazım keriman.. yakalanma riski var..
keriman-- ha.. ha,çok komik.. sen burada dur.. ben odanın kapısını kapatırım,sen gidersin..
yunus-- kerimann..diğer odaya gireyim.. kapıyı,kilitlerim.. valla burası,uygun değil.. ablan,beni görürse..düşünsene ya.. ölürüm utancımdan..
keriman-- iyi,gir.. sessiz ol,kilitle ve çıkma.. orada yat,tamam mı..
yunus-- tamam..
**********
çabucak kendi yatağın üstündekileri dolaba tıkıp,örtüyü yorganı dağıtır.. saçının tokasını çekip.. karıştırır saçlarını.. uykulu bir sesle..
keriman-- kim ooo..
esma-- benim ,aç..
keriman-- ablaaa.. (anahtarı çevirip,açar kapıyı.. gözlerini kısarak ) ne olduu,saat kaç..
esma-- (girer içeri,hışımla .. mantosunu çıkarır.. geceliği,yün hırkası.. dizlik, kalın çoraplarıyla gelmiştir )kız,keriman.. uyku tutmadı,valla.. sana geldim.. sen böyle mi,yattın.. yedek pijaman,geceliğin yoksa .. pazardan alıvereyim..
keriman-- (kapıyı kapatır )var canım, çokk yorgundum.. uyuya kalmışım..
esma-- tuh tuh.. şimdi pişman oluverdim ya,ben. ama geri gidemem valla..dondum.. öbür odada yatarım.. allah rahatlık versin, hadi..
keriman-- (kolundan tutar.. ) nereye gidiyorsun,canım..
esma-- odaya,dedim ya..
keriman-- daha çarşafları değiştirmedim.. beraber yatalım ,gel..
esma-- ben değiştiririm.. yat sen.. bir faydam dokunsun bari..
dediklerin,içime oturdu..
keriman-- canım ablam ,boşver şimdi dediklerimi.. yeterince yoruluyorsun zaten.. bırak, yatalım hadi..
esma-- (gözlerini kısarak )kerimann..sen benden, birşey mi saklıyon..
keriman-- (umursamaz bir tavırla ) hıı,içeride bir erkek var..
esma-- hiii,bana bakk.. kız sen ayhan beye, doğru mu söylüyordun yoksa.. vay başıma gelenler..
keriman-- offf,yaaa.. içeride sevgilim olsa,ben niye yanlız uyayayım.. böyle mi yatarım.. ablama dediğim şeylere bak.. kabus görüyorum herhalde..
koyun koyuna yatalım, diyorum.. anlasana.. özledim,senii..
esma-- (gülümseyerek ) öyle desene ,kuzumm.. iyi bari,böyle
yatılmayacağını biliyor muşsun..en azından..
keriman-- ablaa..
esma-- ne abla, abla.. çeyizine ipekli,dekolteli üç gecelik takımı almıştım da ben.. giyeceğini,öğrenince şaşırıverdim..
keriman-- giymeyeceğim abla,gecelik falan giymeyeceğim..
esma-- aa,olmaz.. valla üşütürsün..
(yunus dayanamayıp,gülerken.. biraz ses çıkarınca.. durup,dinler..
sonra odaya girip.. çoraplarını çıkarırken )keriman,senin olmayan sevgilin, gelir-melir..maazallah.. pijama giy ve odanın kapısını kilitle ,neme lazım..
keriman-- hah hah hahh..
3 Ağustos 2014 Pazar
Senden Kalan 26.bölüm..
keriman,kollarını kavuşturmuş.. atinin emreyi çektiği görüntülere bakıyordur şimdi.. gözünden akan bir damla yaşı,siler eliyle.. yunus,kolunu kerimanın sandalyesine koyup.
yunus-- (sıkıntıyla ) kerimann.. birşey daha var..
keriman-- (gözünde yaşlarla,ona bakar ) ne.. daha ne var..
yunus-- (eliyle,omuzunu kavrar ) ben gelmeden,ablama uğradım..
bunu emreye söylemek için.. uyuyorlarmış,kalktılar.. emrenin
odasında konuşurken-ben söylemeden yani - emre suçlu olduğumdan ölmek istedim dedi..eniştem de;anlat oğlum..
ne yaptın,bilelim.. kızsak da,sen bizim evladımızsın.. gizleme bizden,
ölmek neyin çaresi olabilir ki.. dedi..
bunu ikimiz odadayken söyledim.. çok sevindi,sözler verdi..
utanırım dedi ama esma ablayla,muhsin abiye anlatmadığına ..
dua et ve ben olmadan,anlat dedim.. yani şimdi,emre anlatıyor.. anne babasına..
keriman-- ( dirseğini masaya dayayıp ) kızları olsa,böyle diyip.. dinlerler miydi... sen anlat,diyebilir miydin.. o görüntülerdeki aptal kız,benim yiğenim..
düzeneği kurup,onu kandıran da.. senin yeğenin.. bana gelip,bunu nasıl söyleyebiliyorsun..
emre,yaptığının cezasını çekmeyecek.. kamufle etti,nişanlandılar..
bence büyük bir hataydı da.. diyelim ki,okul bitince de evlenecekler..ablanın ve eniştenin gözünde.. mügenin değeri ne olacak sence.. o evlilik,yürür mü.. mutlu huzurlu olur mu,söyle..
yunus-- (dudak büküp) bilmiyorum..umalım ki,olsun..emreyi savunmuyorum.. şikayet edilmesi halinde..mügenin yanında olurum,demiştim..ben gizlememek adına, söyledim..
daha bu meseleyi bilmeden,bana çok sevdiğini, evlenmek istediğini söyledi.. okulunuz bitsin.. askerliğini yap,işini bul evlenirsiniz dedim.. yüzük alacağını söylediğinde de..ikinizin arasında kalsın,aileleri dahil etmek için çok erken demiştim..
yani bence de,nişan kararı hataydı..
daha çocuk bunlar,ikisini de uyardık.. dinlemediler..
senin yada benim.. elimizden gelen.. başka birşey yok..
bunları alabildik,üzüntülerini yaşadık..daha farklı boyuta ulaşmadan..
hatalarına engel olmaya çalıştık.. yapabildiğimiz bu kadar..
hayat onların,anne-babaları var.. bundan sonrası,iyi olur inşallah..
(yanağındaki yaşları,siler eliyle.. ) kıyamıyorum,ağlama ne olursun..
kolunu omuzundan çekip.. cd yi çıkarır.. diğerleriyle,beraber zarfa koyar..
yunus-- ben gidip,bunları yakayım.. sen de,yat dinlen..
keriman-- (içini çekerek ) bu moral bozukluğuyla.. ne dinlenip uyurum,bende.. (kalkıp,tepsiye bardak ve tabakları koyar.. )
yunus-- (montunu giyip,salonun kapısına gelir.. )istersen..
sakinleşinceye kadar kalırım..
keriman-- (elindeki tepsiyle, yanına gelir ) yok,sağol.. hı,adresi verecektim sana..
yunus çekilince,mutfağa götürür tepsiyi.. sonra yatak odasına geçip.. dolaptan çantasını alır.. yatağına koyup,içinden cüzdanını çıkarır.. acele ediyordur ama bulamıyordur bir türlü..
yunus-- (kapıya yaslanmış,ona bakarak ) keriman..bekliyorum,acele
etme.. gözünün önünde olsa da,göremezsin ki.. düşün,başka yere
koymuşsundur belki..
keriman-- (doğrulup,gözlerini kapatır ) sen,içkiliydin..
yunus-- bıdı bıdıya başladık demiştim..
keriman-- burada kalmıştın..
yunus-- peluş terlikleri,ısrar ettiğini ve beni kilitlediğini unutma..
keriman-- (gözü ,hala kapalı olarak ) dikkatimi dağıtma..
yoldayken,beni aradın.. yaklaşıyorum demiştim..
yunus-- hatırladıım.. adresi aldım diye, beni aradığında.. aman,kaybetme demiştim.. evde kesinlikle kaybolmayacak, bir yere koydum dedin..
evrak yada özel şeyleri biriktirdiğin, bir yer mi var..
keriman-- (içini çekerek,gözlerini açar.. )hımm,evet..
(dolabın içine eğilip.. mavi kareli kutunun içinden..
katlanmış kağıdı alır..yıllar önce kendisinin çektiği ..yunusun resmini görünce.. yani yeri,zamanı, amacını aklına getirmemeye çalışsa da..doğrulduğunda.. gözleri dolu doludur.. elindeki kağıdı uzatır ) buyur..
yunus-- (kağıdı alır ,cebine koyar da.. eğilip.. gözlerine bakarak)
kerimann.. ne oldu.. ne gördün de,gözlerin doldu..
(birkaç damla yaş, yanaklarından yuvarlanınca.. teselli
amaçlı çeker,kendisine.. sarılır omuzlarına.. keriman itiraz etmeden,
elleriyle yüzünü kapatıp.. alnını da ,yunusun omuzuna dayamış..
hıçkırıklarla ağlarken.. yunus,kıpırdamadan durur..
parmaklarıyla sırtına,yanında olduğunu hissettirmek istercesine.. minik minik ,vurur sadece.. )
yunus--(birkaç dakika sonra ) yeterr,keriman yeter.. ağlama artık..
insanın dolabının içinde.. onu ağlatacak ne olabilir,anlamadım ki..
madem,etkileniyorsun.. daha niye saklıyorsun..at gitsin..
senin göz yaşına,değer mi..
başını evet manasında oynatıp..kıpkırmızı ve üzgün gözleriyle.. başını kaldırıp,ona bakınca..
yunus-- hiçbir şey,senin ağlamana değmez.. içimi parçalıyorsun,keriman...
kerimanın,hafifçe gülümsemesinden cesaretle..konudan da,uzaklaşmak için..
yunus-- şimdi ağlamadan.. yine koy başını.. kollarınla da,sarıl ki..
başka birşey düşünebileyim..
keriman-- (hala kollarının arasında..yanaklarını silerken,gülümser )
teselli için,sağol da.. düşünme (içini çekerek) sen gidiyordun sanki..
yunus-- (avucunu ,yanağına koyup.. gözlerine,aşkla bakarak.. )kerimann, çokk özledim seni.. bana kal de..
yunus-- (sıkıntıyla ) kerimann.. birşey daha var..
keriman-- (gözünde yaşlarla,ona bakar ) ne.. daha ne var..
yunus-- (eliyle,omuzunu kavrar ) ben gelmeden,ablama uğradım..
bunu emreye söylemek için.. uyuyorlarmış,kalktılar.. emrenin
odasında konuşurken-ben söylemeden yani - emre suçlu olduğumdan ölmek istedim dedi..eniştem de;anlat oğlum..
ne yaptın,bilelim.. kızsak da,sen bizim evladımızsın.. gizleme bizden,
ölmek neyin çaresi olabilir ki.. dedi..
bunu ikimiz odadayken söyledim.. çok sevindi,sözler verdi..
utanırım dedi ama esma ablayla,muhsin abiye anlatmadığına ..
dua et ve ben olmadan,anlat dedim.. yani şimdi,emre anlatıyor.. anne babasına..
keriman-- ( dirseğini masaya dayayıp ) kızları olsa,böyle diyip.. dinlerler miydi... sen anlat,diyebilir miydin.. o görüntülerdeki aptal kız,benim yiğenim..
düzeneği kurup,onu kandıran da.. senin yeğenin.. bana gelip,bunu nasıl söyleyebiliyorsun..
emre,yaptığının cezasını çekmeyecek.. kamufle etti,nişanlandılar..
bence büyük bir hataydı da.. diyelim ki,okul bitince de evlenecekler..ablanın ve eniştenin gözünde.. mügenin değeri ne olacak sence.. o evlilik,yürür mü.. mutlu huzurlu olur mu,söyle..
yunus-- (dudak büküp) bilmiyorum..umalım ki,olsun..emreyi savunmuyorum.. şikayet edilmesi halinde..mügenin yanında olurum,demiştim..ben gizlememek adına, söyledim..
daha bu meseleyi bilmeden,bana çok sevdiğini, evlenmek istediğini söyledi.. okulunuz bitsin.. askerliğini yap,işini bul evlenirsiniz dedim.. yüzük alacağını söylediğinde de..ikinizin arasında kalsın,aileleri dahil etmek için çok erken demiştim..
yani bence de,nişan kararı hataydı..
daha çocuk bunlar,ikisini de uyardık.. dinlemediler..
senin yada benim.. elimizden gelen.. başka birşey yok..
bunları alabildik,üzüntülerini yaşadık..daha farklı boyuta ulaşmadan..
hatalarına engel olmaya çalıştık.. yapabildiğimiz bu kadar..
hayat onların,anne-babaları var.. bundan sonrası,iyi olur inşallah..
(yanağındaki yaşları,siler eliyle.. ) kıyamıyorum,ağlama ne olursun..
kolunu omuzundan çekip.. cd yi çıkarır.. diğerleriyle,beraber zarfa koyar..
yunus-- ben gidip,bunları yakayım.. sen de,yat dinlen..
keriman-- (içini çekerek ) bu moral bozukluğuyla.. ne dinlenip uyurum,bende.. (kalkıp,tepsiye bardak ve tabakları koyar.. )
yunus-- (montunu giyip,salonun kapısına gelir.. )istersen..
sakinleşinceye kadar kalırım..
keriman-- (elindeki tepsiyle, yanına gelir ) yok,sağol.. hı,adresi verecektim sana..
yunus çekilince,mutfağa götürür tepsiyi.. sonra yatak odasına geçip.. dolaptan çantasını alır.. yatağına koyup,içinden cüzdanını çıkarır.. acele ediyordur ama bulamıyordur bir türlü..
yunus-- (kapıya yaslanmış,ona bakarak ) keriman..bekliyorum,acele
etme.. gözünün önünde olsa da,göremezsin ki.. düşün,başka yere
koymuşsundur belki..
keriman-- (doğrulup,gözlerini kapatır ) sen,içkiliydin..
yunus-- bıdı bıdıya başladık demiştim..
keriman-- burada kalmıştın..
yunus-- peluş terlikleri,ısrar ettiğini ve beni kilitlediğini unutma..
keriman-- (gözü ,hala kapalı olarak ) dikkatimi dağıtma..
yoldayken,beni aradın.. yaklaşıyorum demiştim..
yunus-- hatırladıım.. adresi aldım diye, beni aradığında.. aman,kaybetme demiştim.. evde kesinlikle kaybolmayacak, bir yere koydum dedin..
evrak yada özel şeyleri biriktirdiğin, bir yer mi var..
keriman-- (içini çekerek,gözlerini açar.. )hımm,evet..
(dolabın içine eğilip.. mavi kareli kutunun içinden..
katlanmış kağıdı alır..yıllar önce kendisinin çektiği ..yunusun resmini görünce.. yani yeri,zamanı, amacını aklına getirmemeye çalışsa da..doğrulduğunda.. gözleri dolu doludur.. elindeki kağıdı uzatır ) buyur..
yunus-- (kağıdı alır ,cebine koyar da.. eğilip.. gözlerine bakarak)
kerimann.. ne oldu.. ne gördün de,gözlerin doldu..
(birkaç damla yaş, yanaklarından yuvarlanınca.. teselli
amaçlı çeker,kendisine.. sarılır omuzlarına.. keriman itiraz etmeden,
elleriyle yüzünü kapatıp.. alnını da ,yunusun omuzuna dayamış..
hıçkırıklarla ağlarken.. yunus,kıpırdamadan durur..
parmaklarıyla sırtına,yanında olduğunu hissettirmek istercesine.. minik minik ,vurur sadece.. )
yunus--(birkaç dakika sonra ) yeterr,keriman yeter.. ağlama artık..
insanın dolabının içinde.. onu ağlatacak ne olabilir,anlamadım ki..
madem,etkileniyorsun.. daha niye saklıyorsun..at gitsin..
senin göz yaşına,değer mi..
başını evet manasında oynatıp..kıpkırmızı ve üzgün gözleriyle.. başını kaldırıp,ona bakınca..
yunus-- hiçbir şey,senin ağlamana değmez.. içimi parçalıyorsun,keriman...
kerimanın,hafifçe gülümsemesinden cesaretle..konudan da,uzaklaşmak için..
yunus-- şimdi ağlamadan.. yine koy başını.. kollarınla da,sarıl ki..
başka birşey düşünebileyim..
keriman-- (hala kollarının arasında..yanaklarını silerken,gülümser )
teselli için,sağol da.. düşünme (içini çekerek) sen gidiyordun sanki..
yunus-- (avucunu ,yanağına koyup.. gözlerine,aşkla bakarak.. )kerimann, çokk özledim seni.. bana kal de..
10 Temmuz 2014 Perşembe
Senden Kalan 25.bölüm..
telefonu kapatıp,yedek anahtarla demir kapıyı açıp.. yukarı çıkar.. kapıyı tıklatır..
keriman-- kim o..
yunus-- benim..
keriman-- (kapıyı açıp.. ) peki demedin mi,sen..
yunus-- (yok ya, der gibi bakar )ben misafirinim de demiştim..
keriman-- kabul etmediğimi de,hatırla..başka şeyleri de hatırlaman,
yerinde olur..
yunus-- kusura bakma, yarına kalamaz.. bunları yok edeceğim ve
beni dinlemen lazım..
(içeri girip,ayakkabılarını çıkarır )
keriman kapıyı kapatıp.. onun peluş terliği alıp,giymesine bakar.. montunu çıkarırken.. avucunu açıp,uzatır..
yunus-- ne..
keriman-- anahtarı alayım..
yunus-- (cebinden alıp,verir .. )sende adresi vermeyi,unutma..
keriman-- tamam.. birşey içer misin..
yunus-- önerin ?
keriman-- kahve,meyve suyu..soda,çay..
yunus-- sen ne içersen,bana uyar..
keriman-- iyi,geç sen..
yunus-- tamam..
meyve suları ve kek tabağını tepsiyle getirdiğinde..
yunusun bir abajurun ışığında,koltukta oturduğunu görür...
keriman-- (ikram ederken )niye ışığı yakmadın..
yunus-- senin için..
keriman-- anlamadım..
yunus-- yatıp,uyumayacakmıydın.. ışık yanarsa.. dikkat çekersin değil mi..perdeleri de,kapattım bak..
keriman-- hıh..
tekli koltuğuna oturacakken..
yunus-- (yanını işaret edip)buraya otursana,yorgunum demedin mi..
keriman-- (tekli koltuğuna oturur ) dedimm ama oraya oturursam,uyurum..
tatsızım..başım ağrıyor.. aklım karmakarışık..
bu eve bir amaç için,girdin.. alıp,getirdiğin için de.. teşekkür ederim..
lütfen atiyle olan konuşmanı anlat, sadece.. ben açıklama,neden,niçin ..dinlemek istemiyorum inan ki..
yunus-- (başı önünde,dinlemiştir ..kekten bir parça koparıp ,yer.. )
hımm,ne güzel olmuş..
keriman-- afiyet olsun.. evet?
yunus-- (anlatır ve kalkıp zarfı getirir.. )bilgisayarında bakabilir miyim.. yoksa evde mi bakayım..
keriman-- bakalım,ne vermiş görelim..
yanyana sandalyelere otururlar.. keriman masadaki bilgisayarı açarken.. yunus da,zarftakileri döker masaya.. iki cd.. bir flash bellek, kamera hafıza kartı vardır..
yunus-- (ayağa kalkıp,telefonunuyla zarftan çıkanların bir kaç açıdan
fotoğrafını çekip..oturur.. )masa üstündeki manzara resmi.. Samsundan mı..
keriman-- evet..
yunus-- (ona bakarak) başın ağrıyorsa,saçlarını açsana..
keriman--( bilgisayara,hafıza kartını yerleştirir )yunuss,ekrana baksana sen..
müge ve emrenin görüntüleri ekranda belirince.. izlemeden, bir kaç kere ileri alır..
keriman-- siliyorum..
yunus-- sil..
flash belleği takar.. onda da, aynı görüntüleri görünce..
sinirlenerek ,silip çıkarır.. eli titreyerek.. cd yi alır..
keriman-- gerizekalılar.. emre bunları niye kaydetmiş,sordun mu..
yunus-- (sıkıntıyla kollarını kaldırıp.. başının arkasında ellerini birleştirir ) hastanede sordum.. akılsız,evlenince mügeye sürpriz yapacakmış..kötü niyetli değildim,hoş bir anı olur dedim diye yemin etti..
keriman-- salak..
24 Haziran 2014 Salı
Senden Kalan 24.bölüm..
yunus-- emreee ?
emre-- tamamm ,anlatacağım..
yunus-- aferin, anlat tabi..
sevgi-- ne yani,nedenini sen biliyor muydun.. bunu da mı duyacaktım..
yunus-- evet,emrenin saçmaladığı gün öğrendim.. onun için gelmiştim,sonrasını biliyorsunuz..
ziya-- salona geçelim hadi..
yunus-- enişte ,emreyle bir dakika konuşayım da.. anlatırken,üçünüz olun bence.. ablam rahat rahat dinlesin ve kimlerin günahını aldığını anlasın..
sevgi-- hadi,canım.. ben kimsenin, günahını falan almadım..
yunus-- bence önce dinle..
ziya-- sevgiii,gel..
onlar ,odadan çıkınca..
yunus-- (emrenin omuzlarını tutarak ) bundan sonra.. hiç birşey gizlemek yok.. herşeyden ailenin haberi olacak ve okulunu aksatmayacaksın..tamam mı..
emre-- tamam da,çok utanıyorum dayı.. gitmesen olmaz mı..
annem parçalayacak, beni..
yunus-- ben olmadan,anlat..daha iyi olur.. ve inan hak ediyorsun..
parçalasalar da,onlar annen-baban.. sen mügenin ailesine,anlatmak zorunda kalmayacağına ,dua et.. (anlatır atiyle olan konuşmayı.. montu biraz açıp, içindeki zarfı gösterir ve kapatır ) herşeyi,aldım..
emre--(sevinçle ) hiiiiiiiiiii,dayımmm... aslan dayım,yihuuuuu..
(hoplar-zıplar,yatağa atlar..)
yunus-- hah hah hah.. hergeleee..
emre-- (kalkıp,gülerek sarılır dayısına ) sana söz veriyorum.. artık,hiç üzmeyeceğim.. sizi..
yunus-- (saçını karıştırıp ) umarım.. bir daha sorun duymak ve
sana bağırmak,istemiyorum.. muhatabın,ailen bundan sonra..
emre-- (saçını arkaya yatırırken ) müge.. mügeyi arayayım..
telefonum nerede..
yunus-- emree,oğlum.. dur,aranmaz şimdi..yarın anlatırsın..
ben şunları, yok etmeye gidiyorum..
emre-- tamam.. dayıı,sağol..
yunus-- sende..
ablasına ve eniştesine hoşçakalın diyip.. ayakkabılarını giyerken..
ziya-- (yanına gelip,kısık sesle ) yunus,ben.. yarın gelirim yanına.. şey için..
yunus-- şey ne enişte..
ziya-- ödemeyi yaptın ya.. onu geti..
yunus-- (kalkıp ) eniştee,sözünü kestim kusura bakma..
ne zaman istersen,buyur.. çayımı iç.. başımın üstünde yerin var,
ziyaretinden de memnun olurum.. ama sen beni dinle,ablamın
dolduruşuna gelme..lafını da,etme.. hadi hoşçakalın..
ziya-- güle güle..
emre-- (gülerek ) şişş dayıı.. okulu bitirince,ne alacaksın bana..
ziya-- (emreyi,kendisine çevirip.. kaşlarını çatarak ) ben söyleyim mi..
emre-- (başını eğerek ) yok,anladım..
ziya-- aferin..
emre-- dayıı.. gitmee..
yunus--(gülümseyerek ) yaa,işte emreciğim.. beni dinlemeyişinin acısı, aheste çıkacak.. öptümm, seni..
ziya-- ben senin yerine de,öperim.. yunus..
yunus-- hah hah hah..
*****
içi ferahlamış olarak.. sokakta, kerimanın evine doğru yürürken arar..
keriman-- (fısıltıyla )efendim.. aldın mı..
yunus-- evet.. neredesin..
keriman-- merdivende,eve giriyorum.. sen..
yunus-- geliyorum..(kapının kapandığını duyar )
keriman-- şey,geç oldu.. yarına kalsın mı.. ablamla konuştuk da,çok üzülmüş.. ağladı telefonda..ben, pek iyi değilim yani..
arabanın görülmesi de, çok riskli..
yunus-- peki..
emre-- tamamm ,anlatacağım..
yunus-- aferin, anlat tabi..
sevgi-- ne yani,nedenini sen biliyor muydun.. bunu da mı duyacaktım..
yunus-- evet,emrenin saçmaladığı gün öğrendim.. onun için gelmiştim,sonrasını biliyorsunuz..
ziya-- salona geçelim hadi..
yunus-- enişte ,emreyle bir dakika konuşayım da.. anlatırken,üçünüz olun bence.. ablam rahat rahat dinlesin ve kimlerin günahını aldığını anlasın..
sevgi-- hadi,canım.. ben kimsenin, günahını falan almadım..
yunus-- bence önce dinle..
ziya-- sevgiii,gel..
onlar ,odadan çıkınca..
yunus-- (emrenin omuzlarını tutarak ) bundan sonra.. hiç birşey gizlemek yok.. herşeyden ailenin haberi olacak ve okulunu aksatmayacaksın..tamam mı..
emre-- tamam da,çok utanıyorum dayı.. gitmesen olmaz mı..
annem parçalayacak, beni..
yunus-- ben olmadan,anlat..daha iyi olur.. ve inan hak ediyorsun..
parçalasalar da,onlar annen-baban.. sen mügenin ailesine,anlatmak zorunda kalmayacağına ,dua et.. (anlatır atiyle olan konuşmayı.. montu biraz açıp, içindeki zarfı gösterir ve kapatır ) herşeyi,aldım..
emre--(sevinçle ) hiiiiiiiiiii,dayımmm... aslan dayım,yihuuuuu..
(hoplar-zıplar,yatağa atlar..)
yunus-- hah hah hah.. hergeleee..
emre-- (kalkıp,gülerek sarılır dayısına ) sana söz veriyorum.. artık,hiç üzmeyeceğim.. sizi..
yunus-- (saçını karıştırıp ) umarım.. bir daha sorun duymak ve
sana bağırmak,istemiyorum.. muhatabın,ailen bundan sonra..
emre-- (saçını arkaya yatırırken ) müge.. mügeyi arayayım..
telefonum nerede..
yunus-- emree,oğlum.. dur,aranmaz şimdi..yarın anlatırsın..
ben şunları, yok etmeye gidiyorum..
emre-- tamam.. dayıı,sağol..
yunus-- sende..
ablasına ve eniştesine hoşçakalın diyip.. ayakkabılarını giyerken..
ziya-- (yanına gelip,kısık sesle ) yunus,ben.. yarın gelirim yanına.. şey için..
yunus-- şey ne enişte..
ziya-- ödemeyi yaptın ya.. onu geti..
yunus-- (kalkıp ) eniştee,sözünü kestim kusura bakma..
ne zaman istersen,buyur.. çayımı iç.. başımın üstünde yerin var,
ziyaretinden de memnun olurum.. ama sen beni dinle,ablamın
dolduruşuna gelme..lafını da,etme.. hadi hoşçakalın..
ziya-- güle güle..
emre-- (gülerek ) şişş dayıı.. okulu bitirince,ne alacaksın bana..
ziya-- (emreyi,kendisine çevirip.. kaşlarını çatarak ) ben söyleyim mi..
emre-- (başını eğerek ) yok,anladım..
ziya-- aferin..
emre-- dayıı.. gitmee..
yunus--(gülümseyerek ) yaa,işte emreciğim.. beni dinlemeyişinin acısı, aheste çıkacak.. öptümm, seni..
ziya-- ben senin yerine de,öperim.. yunus..
yunus-- hah hah hah..
*****
içi ferahlamış olarak.. sokakta, kerimanın evine doğru yürürken arar..
keriman-- (fısıltıyla )efendim.. aldın mı..
yunus-- evet.. neredesin..
keriman-- merdivende,eve giriyorum.. sen..
yunus-- geliyorum..(kapının kapandığını duyar )
keriman-- şey,geç oldu.. yarına kalsın mı.. ablamla konuştuk da,çok üzülmüş.. ağladı telefonda..ben, pek iyi değilim yani..
arabanın görülmesi de, çok riskli..
yunus-- peki..
15 Haziran 2014 Pazar
Senden Kalan 23.bölüm..
yunus-- nee.. ne dedinn..
ati-- aşığım dedim..
yunus-- aşkın karşılıksız,madem.. efendi gibi,çekileceksin.. bunun
başka yolu yok..onlar birbirlerini sevdikleri için.. nişanlandılar,nokta. sen aşık falan değilsin.. çünkü insan sevdiği kızı,tehdit etmez atilla.. yalan de hadi..
ati-- gerçekten,yapmayacaktım ki.. beni fark etsin istedim.. emre yiğeniniz ama mügeyi benim kadar sevebileceğine inanmıyorum..
yunus-- seni ilgilendirmez.. voltanı al,abuk- subuk konuşma..
ve hepimiz seni fark ettik.. gözümüz hep üstünde olacak..
eğer yanlış bir hareketin olursa.. eğer sende kalan, birşey varsa..
ati-- olmayacak,söz verdim.. iki gözüm önüme aksın ki,bende kalan birşey yok.. babama vermiştim,diğer cd yi.. o da, size vermiş zaten.. bu zarfta da.. aslı ve kopyaları var..
yunus-- (düşünceli düşünceli ,bakar ) babana da,soracağız desene..
pekiii... bu cd den, haberi var mıydı..
ati-- hayır hayır.. sakın duymasın,öldürür beni..
yunus-- duymasını istemiyorsan..bundan sonra.. uzak duracaksın, anladın mı..
ati-- anladım.. gidebilir miyim..
yunus-- iyi,git..
ati,gidince.. elinde tuttuğu ,telefonunun ses kaydı tuşuna basıp.. durdurur..
ablasının evine çıkıp.. zile basar..
ziya bey, uykulu uykulu kapıyı açıp.. karşısında yunusu görünce..
ziya-- yunuss,ne oldu hayırdır..
ablası da gelir..
sevgi-- anneme mi, birşey oldu...
yunus-- yokk ya.. sakin olsana.. içeri girebilir miyim..
ziya-- tabi,gel.. şaşırdık oğlum.. saat kaç..
yunus-- (ayakkabılarını çıkarırken )erken yatmışsınız.. on ikiye geliyor..
sevgi-- gece-gündüz birbirine karıştı.. perişan olduk..
yunus-- emre nerede..
ziya-- sevgi elli kere baktı,uyuyormuş..
yunus--(hafifçe gülümseyip ) ama uyanması lazım..
sevgi-- niye uyandırıyorsun,çocuğu.. ne oluyor,anlatsana..
yunus-- anlatacağım,anlatacağım..
emrenin oda kapısını tıklatıp,içeri girdiklerinde yatağı boş görünce..
sevgi-- hii,emreeee..
ziya-- nereye gitti bu.. emree..
yunus-- (gözünü ovarak.. odaya giren.. emreyi görünce güler )
buradaymış,bizim delikanlı..
emre-- dayıı.. ne oluyor.. niye buradasınız..
yunus-- (kolunu omuzuna atar ) iyi misin diye, görmeye geldim..
emre--haa, anladım.. yine intihar ederim diye korktunuz.. merak etmeyin,bir daha olmayacak..
sevgi-- canım oğlum.. bir kız için,değer mi.. sen daha iyilerine layıksın..
ziya-- sevgiii..
emre-- sen ne diyorsun, anne.. ben mügeyi çok seviyorum.. ve eğer
suçlu olmasam,ölmeyi düşünmezdim.. hastaneye gelmedi..
biz ayağına gittik diye, tafra yapıyorsun ya.. yapma.. çünkü haklı.. annesi,ailesi bilse.. evlerine bile almazlardı beni..
ziya-- (omuzunu tutup) ne yaptın,oğlum.. anlat bize.. sebebini bilelim de,yardımcı olalım sana.. ölümü düşündürecek kadar kötü birşey yapmış olsan dahi.. sen,bizim evladımızsın.. gizlemeden,anlatabilirsin.. kızsak da,sinirlensek de..
hiç birşey seni kaybetmek kadar ..acı olamaz ,inan bana..
emreyle babası sarılırken.. hepsinin gözleri dolmuştur..
yunus-- emreee ?
ati-- aşığım dedim..
yunus-- aşkın karşılıksız,madem.. efendi gibi,çekileceksin.. bunun
başka yolu yok..onlar birbirlerini sevdikleri için.. nişanlandılar,nokta. sen aşık falan değilsin.. çünkü insan sevdiği kızı,tehdit etmez atilla.. yalan de hadi..
ati-- gerçekten,yapmayacaktım ki.. beni fark etsin istedim.. emre yiğeniniz ama mügeyi benim kadar sevebileceğine inanmıyorum..
yunus-- seni ilgilendirmez.. voltanı al,abuk- subuk konuşma..
ve hepimiz seni fark ettik.. gözümüz hep üstünde olacak..
eğer yanlış bir hareketin olursa.. eğer sende kalan, birşey varsa..
ati-- olmayacak,söz verdim.. iki gözüm önüme aksın ki,bende kalan birşey yok.. babama vermiştim,diğer cd yi.. o da, size vermiş zaten.. bu zarfta da.. aslı ve kopyaları var..
yunus-- (düşünceli düşünceli ,bakar ) babana da,soracağız desene..
pekiii... bu cd den, haberi var mıydı..
ati-- hayır hayır.. sakın duymasın,öldürür beni..
yunus-- duymasını istemiyorsan..bundan sonra.. uzak duracaksın, anladın mı..
ati-- anladım.. gidebilir miyim..
yunus-- iyi,git..
ati,gidince.. elinde tuttuğu ,telefonunun ses kaydı tuşuna basıp.. durdurur..
ablasının evine çıkıp.. zile basar..
ziya bey, uykulu uykulu kapıyı açıp.. karşısında yunusu görünce..
ziya-- yunuss,ne oldu hayırdır..
ablası da gelir..
sevgi-- anneme mi, birşey oldu...
yunus-- yokk ya.. sakin olsana.. içeri girebilir miyim..
ziya-- tabi,gel.. şaşırdık oğlum.. saat kaç..
yunus-- (ayakkabılarını çıkarırken )erken yatmışsınız.. on ikiye geliyor..
sevgi-- gece-gündüz birbirine karıştı.. perişan olduk..
yunus-- emre nerede..
ziya-- sevgi elli kere baktı,uyuyormuş..
yunus--(hafifçe gülümseyip ) ama uyanması lazım..
sevgi-- niye uyandırıyorsun,çocuğu.. ne oluyor,anlatsana..
yunus-- anlatacağım,anlatacağım..
emrenin oda kapısını tıklatıp,içeri girdiklerinde yatağı boş görünce..
sevgi-- hii,emreeee..
ziya-- nereye gitti bu.. emree..
yunus-- (gözünü ovarak.. odaya giren.. emreyi görünce güler )
buradaymış,bizim delikanlı..
emre-- dayıı.. ne oluyor.. niye buradasınız..
yunus-- (kolunu omuzuna atar ) iyi misin diye, görmeye geldim..
emre--haa, anladım.. yine intihar ederim diye korktunuz.. merak etmeyin,bir daha olmayacak..
sevgi-- canım oğlum.. bir kız için,değer mi.. sen daha iyilerine layıksın..
ziya-- sevgiii..
emre-- sen ne diyorsun, anne.. ben mügeyi çok seviyorum.. ve eğer
suçlu olmasam,ölmeyi düşünmezdim.. hastaneye gelmedi..
biz ayağına gittik diye, tafra yapıyorsun ya.. yapma.. çünkü haklı.. annesi,ailesi bilse.. evlerine bile almazlardı beni..
ziya-- (omuzunu tutup) ne yaptın,oğlum.. anlat bize.. sebebini bilelim de,yardımcı olalım sana.. ölümü düşündürecek kadar kötü birşey yapmış olsan dahi.. sen,bizim evladımızsın.. gizlemeden,anlatabilirsin.. kızsak da,sinirlensek de..
hiç birşey seni kaybetmek kadar ..acı olamaz ,inan bana..
emreyle babası sarılırken.. hepsinin gözleri dolmuştur..
yunus-- emreee ?
9 Haziran 2014 Pazartesi
Senden Kalan 22.bölüm..
dilek-- (başını, iki yana hafifçe sallayıp )bilemiyorum..
hüseyin-- (içini çekerek ) dilek hanım,sizi güven beyi dinleme görevinden alıyorum.. şirkette ki,görevinizden de.. bir süre ayrılmanızı istiyorum.. düşüp bacağınızı kırmış olun.. dizinize kadar ,bir alçı işimizi görür..
yunus bey, evinizde sizi ziyaret edinceye kadar kalsa yeter..
sonra kestirir,gerektiğinde takarsınız..
yerinize geçebilecek birisini sorarsa.. önceki başvuru havuzundan,uygun aday olarak gördüğünüz eleman.. arzu hanım olsun.. şirkette ,kızının ve yunus beyin yanında..güven beyle bir karşılaştıralım..
dilek-- emredersiniz.. ama yunus bey..arzuyu kabul etmezse.. yada kendisi bulursa.. ve elif hanım, arzuyu gördü.. babasının arkadaşını,şirkette istemeyecektir.. kendisi gönüllü bile olabilir.. yunus beye yakın olabilmek için..
hüseyin-- merak etme.. b planını uygularız.. yarın sabah için,hazırlan.. doktor raporu,filmiyle beraber alçını yaptır.. taksiyle iş yerine git.. evini daha önce görmedi nasılsa.. adresin değişmiş olsun.. kıyafetlerini götürürsün.. (not kağıdını uzatır ) burada oturuyorsun.. karşıdaki daire de eşyalı,kiralık.. ev sahibini tanıyorsun,anlaşacağın kişiye vermeni istemiş.. yetkilisin.. anahtarda sende..
dilek-- (alır) yunus bey mi, kiracı getirecek oraya..
hüseyin-- evet, umuyoruz.. bir kadın, çocuk ve gelenleri...
gözlemleyeceksin.. tabi iyi geçinip..yardımcı da olacaksın..
bir hafta içinde gelir.. kolay gelsin..
dilek-- sağolun.. (ayağa kalkar )
hüseyin-- dilekk,istersen evine götürebilirim..
dilek-- teşekkür ederim.. eve gitmiyorum..
dönüp,odadan çıkar..
******************
elif evinde, elinde içki bardağı ile gezerken.. nimet hanımı arıyordur o sırada..
nimet-- alo..
elif-- ben elif.. yunus evde mi..
nimet-- bilgi veremeyeceğim elif hanım.. yunus beyin,kesin talimatı var..
elif-- (dudaklarını sinirle,üzüntüyle ısırırken )ne talimatıymış.. ben,uğrayıp eşyalarımı almak istediğim için sormuştum..
nimet-- bana gönder demişti,yunus bey.. koliyi bu sabah,gönderdim.. yarın sabah elinizde olurmuş.. elif hanım..
elif-- değerli takılarımı ,siz nasıl kargoyla gönderirsiniz ..
bu ne hadsizlik böyle.. zarar gelirse,nasıl ödeyeceksiniz acaba..
nimet-- yunus bey onları ve kendi yüzüğünü özel kurye ile gönderecekti.. ben dokunmadım..
elif-- anladım.. nimet hanım , birbirimize yardımcı olalım..
yunus sarhoştur,muhtemelen sizde sıkıntılısınızdır.. haberim olursa,
sizin için gelirim.. .
nimet-- (gülerek ) çok naziksiniz,elif hanım.. yunus bey
ile ilgili hiç bir sıkıntım yok.. hem sizi rahatsız etmeyi düşünmem bile,hadsizlik olur.. iyi geceler..
**********
yunus da,atinin arabasının arkasına park etmiş.. arıyordur..
yunus-- ati..
ati-- efendim..
yunus-- getirdiklerini cekedinin içine koy ve emrelerin apartmanına gir,bekle..
ati-- tamam..
ati girdikten,birkaç dakika sonra kendisi de girer..giriş katının merdivenlerinde.. zarfı alıp,içine baktıktan sonra.. montunun içine yerleştirir zarfı..
yunus-- atilla taş,kendi isteğin ile getirdiğin zarfta .. emreyi çektiğin cd ,kopya vs. var,doğru mu..
ati-- evet,yemin ederim..doğru.. emreye,çok özür dilediğimi söyleyin.. pişmanım.. müge gibi,umarım.. o da beni affeder..
yunus-- (kaşlarını çatıp) mügenin affettiğine emin misin.. kızı şiledeki yazlığınıza kaçırıp,korkuttuğundan olmasın..
ati-- ............. ben özür dileyip,duygularımı anlatmak için götürdüm.. .. mügeye asla zarar vermedim,vermem de.. aşığım ona..
yunus-- nee..ne dedin..
5 Haziran 2014 Perşembe
Senden Kalan 21.bölüm..
dilek ,ekibinin aldığı görüntüleri.. merkezde müdürü hüseyin beye
odasında,verirken..
hüseyin-- oturun dilek hanım..
dilek-- (koltuğa oturur.. ilgili ve dikkatli bakışlardan rahatsız olduğu için..başını eğerek) ben,arkadaşlar bekledikleri için.. acele ediyordum..
hüseyin-- eminim.dün çağırmıştım ama fırsat bulamadınız herhalde..
dilek-- evet.. kayıtlar için çalışıyorduk,efendim..
hüseyin-- (arkasına yaslanıp) durum nedir.. bir bilgiye ulaşabildik mi.. dinleme de olsun,iş yerinde olsun.. elimizde ne var..
dilek-- iş yerinde,bağlantı olabilecek..şüpheli bir belge bulamadım.
kasalar hariç,her yere baktım..
yunus beyin,bir alakası yok kesinlikle.. zaten raporumda belirtmiştim..
geriye dönük..beş yılın işlerini,incelemeye aldı.. araştırıyorlar güven bey ile.
zafer beyin ihbarı olmasaydı,daha iyi konumda olacaktık ama..
olayın seyri değişti.. gizliliği kalmadı.. şöförlerin bağlantıları nedeniyle,farklı bir boyuta taşındı..
fakat şahsi kanaatim,şöför muhsin beye komplo kurulduğu yönünde.. suçu üstüne atacaklar.. o adam ,asla yasa dışı bir iş yapmaz..
vicdanlı ve namuslu.. karıncayı bile,inciteceğine inanmıyorum...
elif hanımın şirkete geldiği gün sayılıydı ve özel nedenler içeriyordu..
ama iki gündür abisinin odasından çıkmıyor,diyebilirim.. dosyalara bakıyor.. güven beyin yatına yerleştirdiğimiz,techizattan aldığımız bilgiye göre.. yunus bey ve elif hanım artık nişanlı değillermiş.. yüzüğümü çıkardım abi,benden duy istedim demiş..
hüseyin-- ya güven bey,güven veriyor mu.. adam eski kurt.. avukat..
her türlü açığı,pisliği biliyor.. kendisi de,nakliyat işi yapmış.. artık o kadar, varlıklı da değil.. uyuşturucuyu ,yunusa taşıtırım demiş olabilir mi.. nasılsa,hissedar bile değil..
dilek-- olamaz.. yunus beyi ,evladı gibi seviyor.. geçmişten gelen bir
bağlılıkları var.. işin ciddiyetinin farkında ve kim olduğunun bulunmasını istiyor.. hissedar olmasa da.. avukatlığını, pis işler için kullanmıyor.. onun da ilgili olduğunu,sanmıyorum..
hüseyin-- o halde geriye, zafer kalıyor.. ihbarı yaparak,suçsuzum demek istemiş olabilir mi..
dilek-- hayır..bilerek,uyuşturucu işine girmiş olduğunu düşünmüyorum.. zafer bey; yunus kadar iyiyim.. para kazandırdım .. babam beni de,taktir edecek gibi düşüncelere sahip..
şirketi büyütme hırslı olduğu için, kullanılmış olabilir.. kullananın da,
rahmi taş bağlantılı, olduğu kanaatindeyim...malını taşıyorlar ve
sevk edilen malı görmüyorlar..
hüseyin-- anlaşılıyor ki.. baş şöför,yükleme boşaltma işlemlerini
yapanlar ve en az bir ortakla bağlantılı bu mesele.. aynı yerlere, aynı şöförler beklenerek.. yapılan sevkler var, ortada.. bu muhsin adındaki şöför,ilk kez taşıdığı varsayımıyla.. dediği gibi.. uyuşturucuyu görüp,panikle yerine koyduysa.. teknik takip sonucu, tır parkında düzenek kurulmuşken.. o tırdaki uyuşturucu,nereye gitti.. anlamadığım bu.. senin görüşün nedir,bu nasıl olabildi sence..
dilek-- (dudak bükerek ) hiçbir fikrim yok.. kamera kayıtlarında,tırdan hiç birşey alınmadığı görülüyor.. şöför mahallinde olduğunu söylediği,uyuşturucu..
kapı açılmadan nasıl alınır,taşınır.. ve kim nereye götürür.. o kadar kişi varken.. gözetlenirken.. tam bir muamma..
hüseyin-- ve kimi korumak için.. neden yapılır..bir de,o isimsiz not var.. adeta uyandırmak amacıyla, gönderilmiş..ne göndereni bulabildik.. ne de, uyuşturucu maddeyi yakalayabildik.. bu işi takip eden ,onlarca kişiyle dalga geçildi ve.. suç üstü yapılamadı.. sizce içimizde köstebek olabilir mi,dilek hanım..
odasında,verirken..
hüseyin-- oturun dilek hanım..
dilek-- (koltuğa oturur.. ilgili ve dikkatli bakışlardan rahatsız olduğu için..başını eğerek) ben,arkadaşlar bekledikleri için.. acele ediyordum..
hüseyin-- eminim.dün çağırmıştım ama fırsat bulamadınız herhalde..
dilek-- evet.. kayıtlar için çalışıyorduk,efendim..
hüseyin-- (arkasına yaslanıp) durum nedir.. bir bilgiye ulaşabildik mi.. dinleme de olsun,iş yerinde olsun.. elimizde ne var..
dilek-- iş yerinde,bağlantı olabilecek..şüpheli bir belge bulamadım.
kasalar hariç,her yere baktım..
yunus beyin,bir alakası yok kesinlikle.. zaten raporumda belirtmiştim..
geriye dönük..beş yılın işlerini,incelemeye aldı.. araştırıyorlar güven bey ile.
zafer beyin ihbarı olmasaydı,daha iyi konumda olacaktık ama..
olayın seyri değişti.. gizliliği kalmadı.. şöförlerin bağlantıları nedeniyle,farklı bir boyuta taşındı..
fakat şahsi kanaatim,şöför muhsin beye komplo kurulduğu yönünde.. suçu üstüne atacaklar.. o adam ,asla yasa dışı bir iş yapmaz..
vicdanlı ve namuslu.. karıncayı bile,inciteceğine inanmıyorum...
elif hanımın şirkete geldiği gün sayılıydı ve özel nedenler içeriyordu..
ama iki gündür abisinin odasından çıkmıyor,diyebilirim.. dosyalara bakıyor.. güven beyin yatına yerleştirdiğimiz,techizattan aldığımız bilgiye göre.. yunus bey ve elif hanım artık nişanlı değillermiş.. yüzüğümü çıkardım abi,benden duy istedim demiş..
hüseyin-- ya güven bey,güven veriyor mu.. adam eski kurt.. avukat..
her türlü açığı,pisliği biliyor.. kendisi de,nakliyat işi yapmış.. artık o kadar, varlıklı da değil.. uyuşturucuyu ,yunusa taşıtırım demiş olabilir mi.. nasılsa,hissedar bile değil..
dilek-- olamaz.. yunus beyi ,evladı gibi seviyor.. geçmişten gelen bir
bağlılıkları var.. işin ciddiyetinin farkında ve kim olduğunun bulunmasını istiyor.. hissedar olmasa da.. avukatlığını, pis işler için kullanmıyor.. onun da ilgili olduğunu,sanmıyorum..
hüseyin-- o halde geriye, zafer kalıyor.. ihbarı yaparak,suçsuzum demek istemiş olabilir mi..
dilek-- hayır..bilerek,uyuşturucu işine girmiş olduğunu düşünmüyorum.. zafer bey; yunus kadar iyiyim.. para kazandırdım .. babam beni de,taktir edecek gibi düşüncelere sahip..
şirketi büyütme hırslı olduğu için, kullanılmış olabilir.. kullananın da,
rahmi taş bağlantılı, olduğu kanaatindeyim...malını taşıyorlar ve
sevk edilen malı görmüyorlar..
hüseyin-- anlaşılıyor ki.. baş şöför,yükleme boşaltma işlemlerini
yapanlar ve en az bir ortakla bağlantılı bu mesele.. aynı yerlere, aynı şöförler beklenerek.. yapılan sevkler var, ortada.. bu muhsin adındaki şöför,ilk kez taşıdığı varsayımıyla.. dediği gibi.. uyuşturucuyu görüp,panikle yerine koyduysa.. teknik takip sonucu, tır parkında düzenek kurulmuşken.. o tırdaki uyuşturucu,nereye gitti.. anlamadığım bu.. senin görüşün nedir,bu nasıl olabildi sence..
dilek-- (dudak bükerek ) hiçbir fikrim yok.. kamera kayıtlarında,tırdan hiç birşey alınmadığı görülüyor.. şöför mahallinde olduğunu söylediği,uyuşturucu..
kapı açılmadan nasıl alınır,taşınır.. ve kim nereye götürür.. o kadar kişi varken.. gözetlenirken.. tam bir muamma..
hüseyin-- ve kimi korumak için.. neden yapılır..bir de,o isimsiz not var.. adeta uyandırmak amacıyla, gönderilmiş..ne göndereni bulabildik.. ne de, uyuşturucu maddeyi yakalayabildik.. bu işi takip eden ,onlarca kişiyle dalga geçildi ve.. suç üstü yapılamadı.. sizce içimizde köstebek olabilir mi,dilek hanım..
2 Haziran 2014 Pazartesi
Senden Kalan 20.bölüm ..
yunus-- hayret,açtın..
gizem-- yunus,ben gizem.. kerimanla can,koşturuyorlarda..telefonu bana vermişti..
yunus-- telefonu,kerimana verebilir misin..çok önemli...
gizem-- peki.. bir dakika.. geliyorlar zaten.. keriman.. al,önemliymiş..
keriman-- (nefes nefese ) alo..
yunus-- (çalıştırır arabayı )keriman.. (anlatır ) şimdi gidiyorum ,neden gittiğimi bil istedim..
keriman-- offff.. git git.. tamam.. ha,yunuss.. ben görmek istiyorum..
yunus-- hiç şüphen olmasın.. havaalanından ayrılma sakın..
keriman-- yok,ben bekleyemem.. eve de gelemezsin.. ablam görür,
nasıl alsam ki
..
yunus-- bana gel..
keriman-- daha neler..
yunus-- taşın demedim,keriman.. gel dedim,ne var bunda....
keriman-- ne mi var.. bir daha düşün,istersen..
yunus-- elifle ayrıldık,bitti.. geçen geceki gibi bir durum ,asla olamaz artık.dinlemediğin için de,neden öyle dediğimi bilmiyorsun..
keriman-- bilmek de,istemiyorum.. gelmek de.. şimdi önemli olan konu, başka.. ben o çocuğa hiç güvenmiyorum.. yanında birisi olsaydı keşke.. herşey beklenir ondan.. davan var.. birşey alıp-verirken resminizi bile çektirebilir.. ondan sonra ,uğraş dur..
yunus-- (gülerek )kerimann,sen beni düşünüyorsun.. farkında mısın..
keriman-- evet,bazen hiç hak etmese bile.. eski arkadaşımı, düşünüyorum.özel bir anlam yükleme...amacım uyarı.. çünkü,karşı taraf tehlikeli..
yunus-- geçen gece hariç,ne yaptım ki hak etmiyorum..
özel anlam yüklemeyecek mişim.. bal gibi de,özel işte.. düşünüyorum desen,olmaz değil mi.
keriman-- olmaz.. bende bazen dedim, zaten..
yunus-- kapamam lazım,yaklaştım.. ben bulurum seni..
keriman-- tamam, dikkat et..
yunus-- sende,çünkü ben seni gerçekten düşünüyorum.. ilk günkü kadar,hemde..
senin gibi,söylemekten de.. çekinmiyorum.. kaçmıyorum ve korkmuyorum.. sen hep özeldin,öyle de olacaksın.. değerlisin,değerli.. olmasan açıklamak için ,uğraşmazdım.. keşke,bir kerede sen denesen.. (içini çekerek ) hoşçakal..
keriman-- ......... ..................
**************
sevgi hanımların evi ..
yatak odası..
ziya-- sevgii,gel yat artık.. kontrol ediyorum diyip.. yanında,oturuyorsun.. yapma böyle..
sevgi-- suss.. gelirim birazdan..
az sonra dönüp,yatağa yattığında..
sevgi-- uyuyor,geldim işte..
ziya-- sıkboğaz etme sevgi.. biraz zaman ver.. hatırlatma..
sevgi-- cık,yok yok.. gördün değil mi,hallerini.. bize uygun değiller..
anladım ben.. oğlum hassas tabi,şimdiden bunalıma soktu çocuğu..
ileride ne yapar kimbilir.. bu nişandan vazgeçilmesi lazım.. ona kız mı yok.
ben yavrumu sokakta bulmadım.. tek evladım,gözümün nuru..
efendi,yakışıklı.. askerlik,iş yok ama kaçırma demiştir annesi,ben biliyorum..
haspam,hem hastaneye gelmedi .. hemde ayağına gittik..
suratı mahkeme duvarı gibiydi.. hıh,ne bekliyorsam bende..
o annenin,babanın kızı işte.. teyzesi,kardeşimi mahvetti..
yiğeninin de,oğluma aynı şeyi yapmasına müsade etmeyeceğim..
yunus canımı sıktı zaten.. sabah,derhal parasını öde.. İzmire götürelim emreyi.. evimiz var,biraz hava değişikliği olur.. zaten okula gittiği yok.. gelecek yıl,orada okuturuz.. bizi buraya bağlayan birşey yok nasılsa.. kiraya veririz burayı da..
(ziya beyin horultusunu duyunca.. )ohh,boşuna konuşayım ben..
nasılsa dinleyen yok.. allah seni bildiği gibi yapsın, e mi..
emreye bir daha bakayım bari.. (ziya bey,uykusunda sevgi hanıma sarılınca) iyi canım,bakmayım hadi..
gizem-- yunus,ben gizem.. kerimanla can,koşturuyorlarda..telefonu bana vermişti..
yunus-- telefonu,kerimana verebilir misin..çok önemli...
gizem-- peki.. bir dakika.. geliyorlar zaten.. keriman.. al,önemliymiş..
keriman-- (nefes nefese ) alo..
yunus-- (çalıştırır arabayı )keriman.. (anlatır ) şimdi gidiyorum ,neden gittiğimi bil istedim..
keriman-- offff.. git git.. tamam.. ha,yunuss.. ben görmek istiyorum..
yunus-- hiç şüphen olmasın.. havaalanından ayrılma sakın..
keriman-- yok,ben bekleyemem.. eve de gelemezsin.. ablam görür,
nasıl alsam ki
..
yunus-- bana gel..
keriman-- daha neler..
yunus-- taşın demedim,keriman.. gel dedim,ne var bunda....
keriman-- ne mi var.. bir daha düşün,istersen..
yunus-- elifle ayrıldık,bitti.. geçen geceki gibi bir durum ,asla olamaz artık.dinlemediğin için de,neden öyle dediğimi bilmiyorsun..
keriman-- bilmek de,istemiyorum.. gelmek de.. şimdi önemli olan konu, başka.. ben o çocuğa hiç güvenmiyorum.. yanında birisi olsaydı keşke.. herşey beklenir ondan.. davan var.. birşey alıp-verirken resminizi bile çektirebilir.. ondan sonra ,uğraş dur..
yunus-- (gülerek )kerimann,sen beni düşünüyorsun.. farkında mısın..
keriman-- evet,bazen hiç hak etmese bile.. eski arkadaşımı, düşünüyorum.özel bir anlam yükleme...amacım uyarı.. çünkü,karşı taraf tehlikeli..
yunus-- geçen gece hariç,ne yaptım ki hak etmiyorum..
özel anlam yüklemeyecek mişim.. bal gibi de,özel işte.. düşünüyorum desen,olmaz değil mi.
keriman-- olmaz.. bende bazen dedim, zaten..
yunus-- kapamam lazım,yaklaştım.. ben bulurum seni..
keriman-- tamam, dikkat et..
yunus-- sende,çünkü ben seni gerçekten düşünüyorum.. ilk günkü kadar,hemde..
senin gibi,söylemekten de.. çekinmiyorum.. kaçmıyorum ve korkmuyorum.. sen hep özeldin,öyle de olacaksın.. değerlisin,değerli.. olmasan açıklamak için ,uğraşmazdım.. keşke,bir kerede sen denesen.. (içini çekerek ) hoşçakal..
keriman-- ......... ..................
**************
sevgi hanımların evi ..
yatak odası..
ziya-- sevgii,gel yat artık.. kontrol ediyorum diyip.. yanında,oturuyorsun.. yapma böyle..
sevgi-- suss.. gelirim birazdan..
az sonra dönüp,yatağa yattığında..
sevgi-- uyuyor,geldim işte..
ziya-- sıkboğaz etme sevgi.. biraz zaman ver.. hatırlatma..
sevgi-- cık,yok yok.. gördün değil mi,hallerini.. bize uygun değiller..
anladım ben.. oğlum hassas tabi,şimdiden bunalıma soktu çocuğu..
ileride ne yapar kimbilir.. bu nişandan vazgeçilmesi lazım.. ona kız mı yok.
ben yavrumu sokakta bulmadım.. tek evladım,gözümün nuru..
efendi,yakışıklı.. askerlik,iş yok ama kaçırma demiştir annesi,ben biliyorum..
haspam,hem hastaneye gelmedi .. hemde ayağına gittik..
suratı mahkeme duvarı gibiydi.. hıh,ne bekliyorsam bende..
o annenin,babanın kızı işte.. teyzesi,kardeşimi mahvetti..
yiğeninin de,oğluma aynı şeyi yapmasına müsade etmeyeceğim..
yunus canımı sıktı zaten.. sabah,derhal parasını öde.. İzmire götürelim emreyi.. evimiz var,biraz hava değişikliği olur.. zaten okula gittiği yok.. gelecek yıl,orada okuturuz.. bizi buraya bağlayan birşey yok nasılsa.. kiraya veririz burayı da..
(ziya beyin horultusunu duyunca.. )ohh,boşuna konuşayım ben..
nasılsa dinleyen yok.. allah seni bildiği gibi yapsın, e mi..
emreye bir daha bakayım bari.. (ziya bey,uykusunda sevgi hanıma sarılınca) iyi canım,bakmayım hadi..
29 Mayıs 2014 Perşembe
Senden Kalan 19.bölüm ..
yunus--(aynadan bakıp) haberim olsun..
keriman ters ters bakıp..cevap vermez.. göğsüne yaslanan canın saçlarını okşuyordur...
can-- keriman,sende gelsene.. yine bana masal anlatırdın.. dün gece,beraber yattığımızı hatırlamıyorum benn..
keriman-- (gülümseyerek ) çünkü uyuyordun,birtanem..
sana anlattım ya,gelemem ..artık burada görevliyim..
bana mektup yaz,olur mu.. bende sana yazarım..
can-- tamamm..
yunus, istenilen yere getirince inerler..
gizem-- teşekkür ederiz ,yunus.. emrivaki yaptım ama kusura bakma..
yunus-- ne kusuru gizem.. ben memnunum..
keriman-- valizi alalım,bagajı açamadım..
yunus-- valizle mi gezeceksiniz ,canım.. kalsın,ben gelirim..
keriman-- hayır,ver..
yunus-- hayır,vermem..
gizem-- can, gel oğlum.. birileri,burada çarpışırken.. biz,seninle
çarpışan arabalara binelim..
onlar uzaklaşınca..
yunus-- kerimann,ne olur yapma böyle.. dinle, beni..
keriman-- yunus.. bagajı aç.. valizi ver ve git lütfen..
yunus-- (gözlerine bakarak ) peki.. ama kaçabileceğini sanma..
beni dinleyeceksin.. havaalanından alırım seni..
keriman-- istemiyorum ,anlamıyor musun..
yunus-- (bagajı açıp ,valizi indirir..) hayır,anlamıyorum..
keriman valizi çekerek,alışveriş merkezine giderken.. yunus arabayı
biraz ileride,uygun bir yerde park eder..
uykusuz,yorgun ve aklı karmakarışıktır.. koltuğu yatırıp,gözlerini kapatır ama telefon çalınca ,cebinden çıkarıp bakar.. numara vardır sadece..
yunus-- (açar ) alo..
ati-- ben ati.. yunus beyle mi görüşüyorum..
yunus-- (doğrulur ) evet.. numaramı nereden buldun..
ati-- ben emreyi aradım ama babası uyuyor,rahatsız dedi..
iboyu aradım..demediği kalmadı..(içini çekerek ) olanları öğrendim..
çok üzgünüm.. yemin ederim, ben böyle olsun istememiştim..
mügeyi aradım,açmadı.. evlerine gittim.. misafirleri varmış..
adımı duyunca annesi,beni dövecekti neredeyse.. telefonunuzu almak için rahatsız ettiğimi söyleyince.. kızgınlıkla verdi.. "söyle o yunusa,işine baksın.. herkesin özel şöförlüğünü yapmak ona mı kalmış" dememi istedi..
yunus-- sen herkesin ne dediğini boşver de.. yaptıklarının hesabını ver.. herşeyden haberim var.. ne yüzsüz adamsın.. şaka yapmak için mi çektin,emreyi.. ne olmasını bekliyordun ki.. üzgünmüş.. külahıma anlat, sen onu..
beni iyi dinle.. elinde her ne varsa.. sapık cd lerini,kopyalarını vs.
hepsini istiyorum..baban ilgileneceğim dediği için durdum.
yarın getirmezsen, polise gideceğim..
ati-- (derin bir nefes alıp ) ilgilendi,merak etmeyin.. bende onun için aradım sizi.. müsaitseniz,istediğiniz yere şimdi bile getirebilirim..
yunus-- tamam getir.. neredesin..
ati-- emrelerin evine yakınım..
yunus-- bekle orada.. yarım saate kadar,gelirim..
ati-- tamam..
yunus kapatıp.. kerimanı arar.. iki kere çaldıktan sonra açılır..
yunus-- hayret,açtın..
keriman ters ters bakıp..cevap vermez.. göğsüne yaslanan canın saçlarını okşuyordur...
can-- keriman,sende gelsene.. yine bana masal anlatırdın.. dün gece,beraber yattığımızı hatırlamıyorum benn..
keriman-- (gülümseyerek ) çünkü uyuyordun,birtanem..
sana anlattım ya,gelemem ..artık burada görevliyim..
bana mektup yaz,olur mu.. bende sana yazarım..
can-- tamamm..
yunus, istenilen yere getirince inerler..
gizem-- teşekkür ederiz ,yunus.. emrivaki yaptım ama kusura bakma..
yunus-- ne kusuru gizem.. ben memnunum..
keriman-- valizi alalım,bagajı açamadım..
yunus-- valizle mi gezeceksiniz ,canım.. kalsın,ben gelirim..
keriman-- hayır,ver..
yunus-- hayır,vermem..
gizem-- can, gel oğlum.. birileri,burada çarpışırken.. biz,seninle
çarpışan arabalara binelim..
onlar uzaklaşınca..
yunus-- kerimann,ne olur yapma böyle.. dinle, beni..
keriman-- yunus.. bagajı aç.. valizi ver ve git lütfen..
yunus-- (gözlerine bakarak ) peki.. ama kaçabileceğini sanma..
beni dinleyeceksin.. havaalanından alırım seni..
keriman-- istemiyorum ,anlamıyor musun..
yunus-- (bagajı açıp ,valizi indirir..) hayır,anlamıyorum..
keriman valizi çekerek,alışveriş merkezine giderken.. yunus arabayı
biraz ileride,uygun bir yerde park eder..
uykusuz,yorgun ve aklı karmakarışıktır.. koltuğu yatırıp,gözlerini kapatır ama telefon çalınca ,cebinden çıkarıp bakar.. numara vardır sadece..
yunus-- (açar ) alo..
ati-- ben ati.. yunus beyle mi görüşüyorum..
yunus-- (doğrulur ) evet.. numaramı nereden buldun..
ati-- ben emreyi aradım ama babası uyuyor,rahatsız dedi..
iboyu aradım..demediği kalmadı..(içini çekerek ) olanları öğrendim..
çok üzgünüm.. yemin ederim, ben böyle olsun istememiştim..
mügeyi aradım,açmadı.. evlerine gittim.. misafirleri varmış..
adımı duyunca annesi,beni dövecekti neredeyse.. telefonunuzu almak için rahatsız ettiğimi söyleyince.. kızgınlıkla verdi.. "söyle o yunusa,işine baksın.. herkesin özel şöförlüğünü yapmak ona mı kalmış" dememi istedi..
yunus-- sen herkesin ne dediğini boşver de.. yaptıklarının hesabını ver.. herşeyden haberim var.. ne yüzsüz adamsın.. şaka yapmak için mi çektin,emreyi.. ne olmasını bekliyordun ki.. üzgünmüş.. külahıma anlat, sen onu..
beni iyi dinle.. elinde her ne varsa.. sapık cd lerini,kopyalarını vs.
hepsini istiyorum..baban ilgileneceğim dediği için durdum.
yarın getirmezsen, polise gideceğim..
ati-- (derin bir nefes alıp ) ilgilendi,merak etmeyin.. bende onun için aradım sizi.. müsaitseniz,istediğiniz yere şimdi bile getirebilirim..
yunus-- tamam getir.. neredesin..
ati-- emrelerin evine yakınım..
yunus-- bekle orada.. yarım saate kadar,gelirim..
ati-- tamam..
yunus kapatıp.. kerimanı arar.. iki kere çaldıktan sonra açılır..
yunus-- hayret,açtın..
26 Mayıs 2014 Pazartesi
Senden Kalan 18.bölüm ..
yunus-- yanii... sanaaa.. engel mi oluyoruz..
keriman-- saçmalama..
yunus-- ( gülümseme ,yayılır yüzüne.. ) gizem canın yanına..
otursana.. birşey söyleyip,geleceğim.. (oturunca.. fısıltıyla ) kerimannnn.. evet diyeceksin sandım, bir an.. kalbim duracaktı neredeyse..
keriman-- (dudaklarını kemirerek ) sen , gizemi taksiyle gönder.
nişanlının yanına git,kalbine iyi gelir..
yunus-- (içini çekerek ) bana işkence etmek,hoşuna gidiyor anladım.. ama gizem gittikten sonra,konuşacağız bunları.. yemekte de.. gece de.. zorunlu misafirinim..
keriman-- hıhhh.. sen öyle san.. istemiyorum seni.. bırak ve git..
yunus-- gitmeyeceğim işte.. hadi kapatıyorum.. ama sen ,
telefonu da kapat.. esma abla,yerini tespit ettirip.. otobüs
durağına bile, gelir valla.. hala bekliyor..
keriman,gülerek kapatır telefonu da..
****************************
otobüs durağına geldiklerinde.. keriman ,arabanın camından içeri bakıp..
irem-- getirdiğin için,sağol.. (canı ,kaşıyla işaret ederek.. ) ben gerçekten ,üçümüzün birarada olması gerektiğini düşünüyorum..
biz kendimiz gideriz..
yunus-- peki, otur.. götüreyim,ben kalmam..
can-- keriman, kerimann.. gelll..
keriman-- geldimm..
dolanıp,canın yanına oturur.. kucaklaşırlarken.. yunus aynadan onlara bakarak ,hareket eder..
keriman-- gizemm,ablamın etkisine maruz kalmışsın pardon..
gizem-- yunus-- hah hah hah..
gizem-- ay hiç sorma.. aklı çok karışık,yaşadıkları kolay değil..
kızı,kayınbiraderi,kayınpederi hepsi başında..
çok iyi niyetli,seni çok seviyor ..çok becerikli maaşallah ama
iclal sabah karşılaşmanızdan, biraz bahsedince.. anladım..
kadriye abla da,emin olmamı sağladı.. .
yanıma yakışıyor demişsin.. misafirinin ben olduğumu duyunca..
şok oldu kadın.. (gülerek )fakat esma abla.. uuu,çokk kızdı sana...
adını farklı ,çıkaracakmışsın.. bu seferde..
keriman--yunus-- hah hah hah..
keriman--yaşadıklarını biliyorum,bende kalbini kırmamak için.. peki abla kovmam,beyefendiyi..görürüm dedim.. ama bu kadar da,
iyi niyet suistimal edilmez ki.. canım.. sabah arayıp,vazgeç demiştim
dinleseydi,daha ne yapabilirim.. neyse.. can ne yemek istiyorsun.. nereye gidelim.
can-- ben tokum.. oyun parkına gidelim.
gizem-- kadriye abla.. börekler açarken.. yedirmiş cana.. biz geldiğimizde de..sağolsun iclalin çayıyla,kek kurabiye yedik .. bende aç değilim.. dün geceden,tokum zaten.. dört kişilik yedik ya..
keriman-- afiyet olsun.. o halde xxx gidelim.. can,oynar.. acıktığımızda yeriz..
hiç ilgilenemedim,gizem.. bir daha uzun kalmaya gel,olur mu..
gizem-- daha ne yapacaktın ki,hayatım.. hem sıra sende..
tatilde bekliyorum mutlaka..
keriman-- kısmet,bakalım.. ayyy.. ben öğrencilerim için,bir paket verecektim sana.. evde kaldı..
24 Mayıs 2014 Cumartesi
Senden Kalan 17.bölüm ..
on dakika sonra.. otobüs durağına geldiğinde,yeniden arar..
gizem-- (nefes nefese ) keriman,ablandaydım.. şimdi evindeyim..
valizi hazırlıyorum..
keriman-- niyee.. acelen ne..
gizem-- dinle beni..canı ,kadriye ablaya bırakıp.. sabah hep beraber,
enişteni ziyarete gittik..
müfit,avukat arkadaşına haber göndermiş..onunla tanıştık..
güven bey oğluyla, yunusun.. olcay hanımda,eniştenin davasına bakacak artık.. tanıklık yapacak bir kadın varmış,sen adres almışsın herhalde..
yunus defalarca aradı seni,açmayınca.. bir de ben arayım demiştim..
ablan durumu bilmiyormuş.. vedalaşıyorduk,yanlarında
konuşamadım.. o adres lazımmış,yunus birisini göndereceğim diyor..
keriman-- (çantasını karıştırıp.. ) nereye koydum ki.. yok,diğer çantamda herhalde.. dur bakayımm,nasıldı.. .............
yunus-- (fısıltıyla ) kerimann.. kapatma sakın..
keriman-- gizeme ver..
yunus-- ama konuşmam lazım..
ablan gizemle,canı bırakmayıp.. "yemeğe kalın.. kerimanda gelir..
misafir de gelecek,oturursunuz .. gece gidersin",diyordu..
olcay hanıma çok memnun oldu da..
gizem de;" çok isterdim ama valizimi alıp,kerimanla
buluşmaya gideceğiz.. yemeği dışarıda yiyeceğiz,yunus götürecek bizi "dedi..
valizini indirdim şimdi.. gizemde kapıyı kilitleyip, gelecek..
esma abla çok bozuldu.. bu soğukta,pencerede bekliyor.. seni görürse.. hayatta bırakmaz.. neredeysen, yerini söyle de gelelim..
misafiri kimse artık,öyle çok ısrar etti ki.. inanamazsın..
keriman-- (derinn bir nefes alıp ) inanırım,eder.. otobüs durağındayım.. gizemle canı,bir taksiye bindir.. gelsinler..
yunus-- (gülümseyerek ) esma abla bana bakıyor.. kesinlikle,olmaz..
yada seninle konuştuğumu ,söyleyeyim istersen..
keriman-- hıı,söyle.. gizem niye kaçıyor,sor da anlatsın sana..
gizem-- geldim,yunus.. hadi hadi.. gidelim çabuk..
yunus-- gizem..niye kaçar gibi gidiyorsun.. yemeğe mi kalmak istemedin.. keriman anlatabileceğini söyledi..
gizem-- misafirleri için kalmak istemedim.. derdi,ben değilim yunus..
amacı kerimanı getirtebilmek .. evlendirmek istiyor da,
akşama ailece görmeye geleceklermiş..
yunus-- nee...neeeee.. kerimannn,doğru mu bu..
keriman-- evett..
yunus-- yanii... sanaaa.. engel mi oluyoruz..
18 Mayıs 2014 Pazar
Senden Kalan 16.bölüm ..
birer çay içip,simit yerler..
iclal-- ee,neler yapıyorsun anlat..
keriman-- aman ne yapacağım.. kimse rahat etmeme, izin vermiyor ki..
iclal-- (gülerek) duydum duydum.. esma abla,seni evlendirecekmiş..
keriman-- duymasan şaşardım.. sanki kabul etmişim gibi.. haberi, ben başkalarından öğreniyorum.. off,bıktım valla.. ablan mı var,derdin var..
gülerler..
keriman-- sen nasılsın.. faruk,iyi adam demişin.. bir gelişme yok mu.. ay afedersin ,sormadım farz et.. .. ablamdan bulaştı herhalde..
iclal-- yok canımm.. bizimkisi,görüşmeyen arkadaşların muhabbeti.. onlar çok etkili,direk sonuç bildiriyorlar.. benim sütten ağzım yanmış.. düşündüğüm,genç bir kızım var.. iki kere yemek yedik diye,ne umduysa artık..
beni hastanede görmeye,gelirken.. bir buket çiçek almış ama onu
vermeyi,gönül almayı bile bilmiyor..
evlilik bambaşka birşey.. konuşabileceğim, beni anlayan birisini arıyorum.. sevgi, saygı tamam da.. rahat etmek,bir ortama girdiğimizde yakıştırılmak da isterim.. yani,farukla bir geleceğimiz yok gibi..
hıı, dün hastanede yunusu gördüm.. ödeme yapıyordu.. parmağında
yüzük yoktu.. çok da üzgün gibiydi.. selamlaştık sadece.. sizin aşk,
yeniden mi alevlendi.. söyle kız, biz yabancı mıyız.. valla,kimseye demem..
keriman-- (aldırmayan bir ifadeyle )hayal kırıklığına uğrayacaksın ama haberim yok iclalciğim.. hiç de,ilgili değilim.. çay için sağol..
iclal-- afiyet olsun .. ama emin misin.. yani yunustan ,bahsediyoruz..
keriman-- (gözlerinin içine bakarak )evet,şansını denemek isteyenler varsa.. buyursun,ben engel değilim.. bana müsade.. altıda yola çıkıp,okula gecikirsem olmaz..
iclal-- (gülerek ) tamamm.. güle güle..
****************
yedi saat dersten sonra, fazladan girdiği etüd.. yorgunluktan bitap
düşürse de, biraz ateşi olsa da.. gizemle can,gece gidecekleri için..
belli etmeden dayanacaktır,çaresiz..
okuldan çıktığında.. telefonunu açar..yunustan,ablasından onlarca çağrı vardır.. bir kerede gizem aramıştır..
gizemi arayıp,kulağına tutar..
keriman-- gizem,şimdi çıktım daha.. beni aramışsın.. ne oldu,ne yaptınız... (kalabalıktaymış gibi sesler gelince.. ) neredesin sen..
gizem-- müfit ,beş dakika sonra arasana..
keriman-- müfit mi.. hıı, tamam..
iclal-- ee,neler yapıyorsun anlat..
keriman-- aman ne yapacağım.. kimse rahat etmeme, izin vermiyor ki..
iclal-- (gülerek) duydum duydum.. esma abla,seni evlendirecekmiş..
keriman-- duymasan şaşardım.. sanki kabul etmişim gibi.. haberi, ben başkalarından öğreniyorum.. off,bıktım valla.. ablan mı var,derdin var..
gülerler..
keriman-- sen nasılsın.. faruk,iyi adam demişin.. bir gelişme yok mu.. ay afedersin ,sormadım farz et.. .. ablamdan bulaştı herhalde..
iclal-- yok canımm.. bizimkisi,görüşmeyen arkadaşların muhabbeti.. onlar çok etkili,direk sonuç bildiriyorlar.. benim sütten ağzım yanmış.. düşündüğüm,genç bir kızım var.. iki kere yemek yedik diye,ne umduysa artık..
beni hastanede görmeye,gelirken.. bir buket çiçek almış ama onu
vermeyi,gönül almayı bile bilmiyor..
evlilik bambaşka birşey.. konuşabileceğim, beni anlayan birisini arıyorum.. sevgi, saygı tamam da.. rahat etmek,bir ortama girdiğimizde yakıştırılmak da isterim.. yani,farukla bir geleceğimiz yok gibi..
hıı, dün hastanede yunusu gördüm.. ödeme yapıyordu.. parmağında
yüzük yoktu.. çok da üzgün gibiydi.. selamlaştık sadece.. sizin aşk,
yeniden mi alevlendi.. söyle kız, biz yabancı mıyız.. valla,kimseye demem..
keriman-- (aldırmayan bir ifadeyle )hayal kırıklığına uğrayacaksın ama haberim yok iclalciğim.. hiç de,ilgili değilim.. çay için sağol..
iclal-- afiyet olsun .. ama emin misin.. yani yunustan ,bahsediyoruz..
keriman-- (gözlerinin içine bakarak )evet,şansını denemek isteyenler varsa.. buyursun,ben engel değilim.. bana müsade.. altıda yola çıkıp,okula gecikirsem olmaz..
iclal-- (gülerek ) tamamm.. güle güle..
****************
yedi saat dersten sonra, fazladan girdiği etüd.. yorgunluktan bitap
düşürse de, biraz ateşi olsa da.. gizemle can,gece gidecekleri için..
belli etmeden dayanacaktır,çaresiz..
okuldan çıktığında.. telefonunu açar..yunustan,ablasından onlarca çağrı vardır.. bir kerede gizem aramıştır..
gizemi arayıp,kulağına tutar..
keriman-- gizem,şimdi çıktım daha.. beni aramışsın.. ne oldu,ne yaptınız... (kalabalıktaymış gibi sesler gelince.. ) neredesin sen..
gizem-- müfit ,beş dakika sonra arasana..
keriman-- müfit mi.. hıı, tamam..
Senden Kalan 15.bölüm ..
keriman uyarır uyanmaz,kendini iyi hissetmese de..
sessizce hazırlanıp,çıkar evden..
hava karanlık ve çok soğuktur,eldivenini giyip hızlı hızlı yürürken..
kadriye ablayla karşılaşır.. elindeki ekmeği uzatıyordur..
kadriye-- koparıver,sıcacık valla.fırından yeni çıktı..
keriman--(gülümser)yok almayım,sağol.. günaydın..
kadriye-- günaydın, gözün aydın..inan duyunca,çok sevindim..
keriman-- bende ,kadriye abla.. ama hasret gideremedik ki. akşama,gidiyor.. otobüse yetişeceğim.. kusura bakmazsan,gidebilir miyim..
kadriye-- tabi de.. ben terzi muallanın,kaynı için demiştim.. akşam,ablana geleceklermiş ya.. bilmiyon mu..
keriman-- (kaşlarını çatarak )yoo,bir yanlış anlaşılma var herhalde..
ama söylediğin,iyi oldu ... ben ablamla konuşurum..
kimsenin kaynını, kabul etmedim..etmeye de niyetim yok..
göz aydınını,arkadaşım için diyorsun sanmıştım..
hadi hoşçakal..
kadriye-- yaa.. tuh tuh,börek açacaktım bende.. arkadaşın kimlerden.. okumuş kızsın.. yanına yakışıyor mu,bari..
keriman hızla yürürken.. dönüp "yakışıyorr " der ve çantasından,
telefonunu alıp.. ablasını arar.. bir kaç kez çaldıktan sonra,açılır..
esma-- (uykulu bir sesle ) kerimann.. arayacağına,geliverseydin ya.
kahvaltı ederdik.. diyeceklerim var sana..
keriman-- (sesini kontrol etmeye çalışarak ) abla,beni dinle.. benn,kimseyle evlenmiyorum,hiç niyetim yok..
terzi arkadaşın akşam gelince,kendiniz oturup sohbet edin.. beni hiç karıştırma,sakın getirme.. bana koca bulma..
misafirlerime..komşularına kısmeti var,evlenecek deme.. hakkımda,yorum yapma.. hayatıma karışma.. anladın mı..
esma-- aa,üstüme iyilik sağlık.. kerimann tersinden mi kalktın,sen ...
git yüzünü,yıka.. besmele çek, hadi ablam..
keriman-- ablaaa...
esma-- senin dilin,iyice uzadı ha.. çocuk sana bayılıvermiş ya..
adını mı çıkaracan kız,saçma sapan konuşmuşsun.. ama mualla uyanıktır,inanmamış.. kız evi, naz eviymiş.. yarın akşam,gelmek istiyoruz dedi. yok gelmeyin,denir mi canım..
misafir gelmiş,hoşgelmiş.. gelir,bir el öpers.....
keriman telefonu sinirle kapatıp,çantasına atar..
keriman-- (yürürken,söyleniyordur kendi kendine.. ) kahretsin ya,hala el öpersin diyor.. beni delirtmeye çalışıyorlar ,el birliğiyle...
ben,tayin istedim güya..
koca İstanbulda.. aynı mahalle olmak zorunda mıydı.. şaka gibi..
iclal-- kerimann.. keriman..
keriman-- (karşı kaldırımdaki,iclali görünce caddeyi geçmesini bekler )merhaba..
iclal-- ay,koşturdun beni.. merhaba.. bu ne acele kız.. nöbetten dönüyorum
daha kargalar uyanmadı.. sen nereye gidiyorsun böyle..
keriman-- aman iclall,okula gidiyorum işte..
iclal-- sizin okul,saat altı da mı başlıyor..
keriman-- yoo,yedi buçukta.. saat kaç ki..
iclal-- sen iyimisin,altı dedim ya.. saate bakmamışsın anlaşılan..
keriman-- offffffff,evet ya.. gece soğuk algınlığı için ilaç içtim,geç yattım..sersemletti, farkında bile değilim..
iclal-- fırından,simit aldım.. gel şu pastanede,çay ısmarlayım sana..
keriman-- iyi,içelim hadi..
sessizce hazırlanıp,çıkar evden..
hava karanlık ve çok soğuktur,eldivenini giyip hızlı hızlı yürürken..
kadriye ablayla karşılaşır.. elindeki ekmeği uzatıyordur..
kadriye-- koparıver,sıcacık valla.fırından yeni çıktı..
keriman--(gülümser)yok almayım,sağol.. günaydın..
kadriye-- günaydın, gözün aydın..inan duyunca,çok sevindim..
keriman-- bende ,kadriye abla.. ama hasret gideremedik ki. akşama,gidiyor.. otobüse yetişeceğim.. kusura bakmazsan,gidebilir miyim..
kadriye-- tabi de.. ben terzi muallanın,kaynı için demiştim.. akşam,ablana geleceklermiş ya.. bilmiyon mu..
keriman-- (kaşlarını çatarak )yoo,bir yanlış anlaşılma var herhalde..
ama söylediğin,iyi oldu ... ben ablamla konuşurum..
kimsenin kaynını, kabul etmedim..etmeye de niyetim yok..
göz aydınını,arkadaşım için diyorsun sanmıştım..
hadi hoşçakal..
kadriye-- yaa.. tuh tuh,börek açacaktım bende.. arkadaşın kimlerden.. okumuş kızsın.. yanına yakışıyor mu,bari..
keriman hızla yürürken.. dönüp "yakışıyorr " der ve çantasından,
telefonunu alıp.. ablasını arar.. bir kaç kez çaldıktan sonra,açılır..
esma-- (uykulu bir sesle ) kerimann.. arayacağına,geliverseydin ya.
kahvaltı ederdik.. diyeceklerim var sana..
keriman-- (sesini kontrol etmeye çalışarak ) abla,beni dinle.. benn,kimseyle evlenmiyorum,hiç niyetim yok..
terzi arkadaşın akşam gelince,kendiniz oturup sohbet edin.. beni hiç karıştırma,sakın getirme.. bana koca bulma..
misafirlerime..komşularına kısmeti var,evlenecek deme.. hakkımda,yorum yapma.. hayatıma karışma.. anladın mı..
esma-- aa,üstüme iyilik sağlık.. kerimann tersinden mi kalktın,sen ...
git yüzünü,yıka.. besmele çek, hadi ablam..
keriman-- ablaaa...
esma-- senin dilin,iyice uzadı ha.. çocuk sana bayılıvermiş ya..
adını mı çıkaracan kız,saçma sapan konuşmuşsun.. ama mualla uyanıktır,inanmamış.. kız evi, naz eviymiş.. yarın akşam,gelmek istiyoruz dedi. yok gelmeyin,denir mi canım..
misafir gelmiş,hoşgelmiş.. gelir,bir el öpers.....
keriman telefonu sinirle kapatıp,çantasına atar..
keriman-- (yürürken,söyleniyordur kendi kendine.. ) kahretsin ya,hala el öpersin diyor.. beni delirtmeye çalışıyorlar ,el birliğiyle...
ben,tayin istedim güya..
koca İstanbulda.. aynı mahalle olmak zorunda mıydı.. şaka gibi..
iclal-- kerimann.. keriman..
keriman-- (karşı kaldırımdaki,iclali görünce caddeyi geçmesini bekler )merhaba..
iclal-- ay,koşturdun beni.. merhaba.. bu ne acele kız.. nöbetten dönüyorum
daha kargalar uyanmadı.. sen nereye gidiyorsun böyle..
keriman-- aman iclall,okula gidiyorum işte..
iclal-- sizin okul,saat altı da mı başlıyor..
keriman-- yoo,yedi buçukta.. saat kaç ki..
iclal-- sen iyimisin,altı dedim ya.. saate bakmamışsın anlaşılan..
keriman-- offffffff,evet ya.. gece soğuk algınlığı için ilaç içtim,geç yattım..sersemletti, farkında bile değilim..
iclal-- fırından,simit aldım.. gel şu pastanede,çay ısmarlayım sana..
keriman-- iyi,içelim hadi..
12 Mayıs 2014 Pazartesi
Senden Kalan 14.bölüm ..
gizem-- niye tafralıydın yunusa..
keriman-- boşveerrr,önemli değil..
gizem-- keriman insan kırılırsa, sitemli olur.. kızar.. bu da sevginin en
belirgin özelliği.. kendini kandırma, hadi anlat.. sende beni anlarsın,
demiştin ya..
keriman-- (başını koltuğa, yaslar ) inan,hiç halim yok..
gizem-- (elini kerimanın alnına koyup ) ateşin var,senin.. yanakların
kızarmıştı da.. ben yunustan konuştuğumuz için sanmıştım..
keriman-- (bıkmış bir tavırla ) aman gizemm,bırak ya.. çok soğuktu,üşüdüm bugün.. ilaç içtim,sabaha birşeyim kalmaz..
gizem--(gözü saate takılınca ) ooo,saat iki olmuş.. bencillik yaptım.. yat hemen..iyi geceler..
keriman-- sana da..
***********
ortaklar kahvesinde.. faruk,yılmaza heyecanla evi.. yemeği .. elifin güzelliğinden ,alımından etkilendiğini anlatıyordur..
yılmaz-- lann, faruk.. dün aşığım diyordun.. evlenecektin hani.. yüzüğü anandan.. o şekil alacaktın.. nooldu..
faruk-- (ellerini birbirine vurup,açar..) poff,yok oldu.. kadın,kadınnndı yılmazzz.. bittim,lann..
yılmaz-- paran yok oğlum.. o sana bakar mı.. yunus varken..
iclali anlata anlata bitiremiyordun,hani.. şiir yazdıydın,için yanıyordu.. devamlılığın yok diye kahrolmuştun..
o neymiş.. öğrendin mi lan.. diyom ki.. alengirli bir küfür mü acaba..
faruk-- (başını sallar, iki yana ) yok öğrenemedim.. amann.. kime soracaktım ki,zaten..
yılmaz-- ( kimse olmasa da,yaklaşıp..kısık sesle ) esmer bilirdi belki..
faruk-- (etrafa bakıp,telaşla )sus lan,yerin kulağı var.. sen sarışına soraydın ya..
yılmaz-- (gülerek)aklıma mı geldi oğlum.. başım bir dünyaydı zaten..
farukk.. mezeleri bitirdik mi..
faruk-- bilmiyom ki.. hatırlamıyom..
yılmaz-- öfff..birşeyi de,bil be faruk.. birşeyi de bil..
*********
keriman tepsiyi mutfağa götürüp, fincanları yıkar.. geceden kahvaltılıklarını hazırlar ve misafir odasında yatan,gizeme iyi geceler diyip.. kendi odasına geçer..
pijamalarını giyip.. kar hala yağıyor mu..bakmak için,perdeyi aralar....ama yunusun arabasını aşağıda görünce,çekilir hemen..
merakına yenik düşüp ,tekrar baktığında da.. yüzünü değilse de..
elinde tuttuğu, telefonun ışığını görür..
o sırada,gizemin sesini yakından duyunca.. perdeyi kapatır,aceleyle..
gizem-- korkuttum mu..
keriman-- hı,yok yok.. dalmışım..
gizem-- (elindeki telefonu uzatır.. ) telefon bizim odadaymış.. titreyince ödüm koptu... yunus,bu saatte aradığına göre önemli olmalı.. açsana..
keriman-- (alır ve ters çevirince kapanır telefon ) cık,açmayacağım..
gizem-- pekii.. yat hadi..
keriman--(gülümseyerek,yorganın altına süzülür)can'ı alacaktım ben..
gizem-- vücudun dinlensin,sabah yatırmış derim..
keriman-- doğru.. ona da,bulaştıracağımı düşünemedim..
gizem-- (yatınca,ilerleyip.. perdenin aralığından sokağa bakar..)hıı,demek böyle pencereden bakışıyorsunuz sizz.. saçma inatlığın yüzünden,ikinize de yazık ediyorsun..
adamcağız donmuştur ,bu soğukta.. içini ısıtacak,iki laf et bari.. çay niyetine.
keriman-- (gülerek )gizemmm.. git yat..
gizem-- romantik,aşık.. ben gidince, ara ha..
keriman-- tabi tabi..
keriman-- boşveerrr,önemli değil..
gizem-- keriman insan kırılırsa, sitemli olur.. kızar.. bu da sevginin en
belirgin özelliği.. kendini kandırma, hadi anlat.. sende beni anlarsın,
demiştin ya..
keriman-- (başını koltuğa, yaslar ) inan,hiç halim yok..
gizem-- (elini kerimanın alnına koyup ) ateşin var,senin.. yanakların
kızarmıştı da.. ben yunustan konuştuğumuz için sanmıştım..
keriman-- (bıkmış bir tavırla ) aman gizemm,bırak ya.. çok soğuktu,üşüdüm bugün.. ilaç içtim,sabaha birşeyim kalmaz..
gizem--(gözü saate takılınca ) ooo,saat iki olmuş.. bencillik yaptım.. yat hemen..iyi geceler..
keriman-- sana da..
***********
ortaklar kahvesinde.. faruk,yılmaza heyecanla evi.. yemeği .. elifin güzelliğinden ,alımından etkilendiğini anlatıyordur..
yılmaz-- lann, faruk.. dün aşığım diyordun.. evlenecektin hani.. yüzüğü anandan.. o şekil alacaktın.. nooldu..
faruk-- (ellerini birbirine vurup,açar..) poff,yok oldu.. kadın,kadınnndı yılmazzz.. bittim,lann..
yılmaz-- paran yok oğlum.. o sana bakar mı.. yunus varken..
iclali anlata anlata bitiremiyordun,hani.. şiir yazdıydın,için yanıyordu.. devamlılığın yok diye kahrolmuştun..
o neymiş.. öğrendin mi lan.. diyom ki.. alengirli bir küfür mü acaba..
faruk-- (başını sallar, iki yana ) yok öğrenemedim.. amann.. kime soracaktım ki,zaten..
yılmaz-- ( kimse olmasa da,yaklaşıp..kısık sesle ) esmer bilirdi belki..
faruk-- (etrafa bakıp,telaşla )sus lan,yerin kulağı var.. sen sarışına soraydın ya..
yılmaz-- (gülerek)aklıma mı geldi oğlum.. başım bir dünyaydı zaten..
farukk.. mezeleri bitirdik mi..
faruk-- bilmiyom ki.. hatırlamıyom..
yılmaz-- öfff..birşeyi de,bil be faruk.. birşeyi de bil..
*********
keriman tepsiyi mutfağa götürüp, fincanları yıkar.. geceden kahvaltılıklarını hazırlar ve misafir odasında yatan,gizeme iyi geceler diyip.. kendi odasına geçer..
pijamalarını giyip.. kar hala yağıyor mu..bakmak için,perdeyi aralar....ama yunusun arabasını aşağıda görünce,çekilir hemen..
merakına yenik düşüp ,tekrar baktığında da.. yüzünü değilse de..
elinde tuttuğu, telefonun ışığını görür..
o sırada,gizemin sesini yakından duyunca.. perdeyi kapatır,aceleyle..
gizem-- korkuttum mu..
keriman-- hı,yok yok.. dalmışım..
gizem-- (elindeki telefonu uzatır.. ) telefon bizim odadaymış.. titreyince ödüm koptu... yunus,bu saatte aradığına göre önemli olmalı.. açsana..
keriman-- (alır ve ters çevirince kapanır telefon ) cık,açmayacağım..
gizem-- pekii.. yat hadi..
keriman--(gülümseyerek,yorganın altına süzülür)can'ı alacaktım ben..
gizem-- vücudun dinlensin,sabah yatırmış derim..
keriman-- doğru.. ona da,bulaştıracağımı düşünemedim..
gizem-- (yatınca,ilerleyip.. perdenin aralığından sokağa bakar..)hıı,demek böyle pencereden bakışıyorsunuz sizz.. saçma inatlığın yüzünden,ikinize de yazık ediyorsun..
adamcağız donmuştur ,bu soğukta.. içini ısıtacak,iki laf et bari.. çay niyetine.
keriman-- (gülerek )gizemmm.. git yat..
gizem-- romantik,aşık.. ben gidince, ara ha..
keriman-- tabi tabi..
11 Mayıs 2014 Pazar
Senden Kalan 13.bölüm ..
gizem-- biliyorum ama herkes de beni biliyor..orayı seviyorum,rahatım.. işim,çevrem iyi.. ilk görev yerim.. dokuz yıldır oradayım.. (içini çekerek )
sen ilk geldiğinde,kurada İstanbul çıktığı halde.. Samsunu tercih etmene ..yunusla aşkınızı,evleneceğinizi de bildiğimizden..çok şaşırmıştık..
kaçmanı onaylamasam da.. tercih senindi.. yunus,bir ay sonra yerini öğrenip geldiğinde,çaresizliği bana öyle çok dokunmuştu ki..
acaba söylesem ne olurdu diye.. hep düşünmüşümdür..
(keriman dalgın dalgın,yüzüne bakarak.. derinn bir nefes alır )
gizem-- bencilce ama gelmen, bana bulunmaz nimet oldu..
müfit askerden dönünce, nikahlanacaktık güya.. hamile kaldığım için
,acele ettik.. hiç hakkını ödeyemem.. doğumumda yanımdaydın..
müfit bir hafta izin alıp,gelebilmiş..geri gitmişti..
ben doğum sonrası depresyonuna girmiştim de.. bir yıl ,can'a öz
çocuğunmuş gibi baktığını, bana destek oluşunu.. yardımlarını,
unutamam.. binbir emekle büyüttün, annelik vasfı senin hakkındı..
( bir an,kendisine gelip.. pişmanlıkla ) hiiii,kerimannn.. özür dilerim,valla.. hatırlatmak istememiştim.. aptalca,boş boş konuştum.. kusuruma bakma.
keriman-- (başını sallar, sağa sola )senin ne suçun var ki.. özür diliyorsun.. ben sana,sen bana destek oldun.. yaralı yüreğimi,sadece sana açabildim. ablamdan,yakınsın bana..
gizem-- (gülümseyerek ,elini kerimanın yanağına koyar.. ) canımmm,sende bana yakınsın.. bak,ben de sana anlattım.. dert ortağıyız da,benim kalbim yaralı değil.. artık,senin kalbin de yaralı olmasın.. yüzün gülsün,ne olur..
kendine ,kendinize bir fırsat ver keriman..
yunusla seni,sabah on dakika gördüm.. aranızda,hiç birşeyin değişmediği anlaşılıyordu.. inan bana..
keriman-- ama aramızda değişen şeyler var,gizem.. o nişanlı.. olmasaydı bile,anlatamazdım ki..
ben güçsüzlüğümden , güvensizliğimden.. bana yapılanın bedelini, ödetemedim.. belki ölmedim ama cesaretsiz oluşumun cezasını da, ömür boyu çekeceğim.. ben anne olamayacağım.. yunusu da,babalıktan mahrum bırakamam.. hayatlarımız iki şerefsiz yüzünden, mahvoldu..
sana numara yapacak değilim..
kaç yıl geçmesine rağmen.. hiç unutmamış.. ilk karşılaşmamızı görseydin.. elim ayağıma dolaştı.
ikinci görüşmemiz .. mügeyle,yiğeni emre hakkında konuşmak içindi.güya (yutkunarak ) yemekte ,bana hala aynı aşkla baktı.. ama ;
"niye gittin..terkettin,başka biri mi vardı..cevabı hala bulamadım,ben sana ne yapmış olabilirim keriman.. artık söyle " dedi... çektiği acı yüzünden,gözlerinden okunuyordu...
kalbimi dağladı ama hiç birşey, diyemedim..
kaderime ağladım,sadece.. (gözünden akan , yaşları siler eliyle.. ) boşuna konuşuyoruz.. hadi kalk yatalım..
gizem tepsiyi,sehpaya koyup..yaklaşır ve sarılır kerimana.. keriman da,ona sarılır.. konuşmadan dururlar bir süre..
gizem-- (biraz çekilip,yüzüne bakarak ) canım arkadaşım..
kendine acımaktan ,kızgınlıktan vazgeç artık.. mesele anne-babalık değil biliyorsun.. o sonucu,sen kendini affedemiyorsun.. dokuz yıl geçmiş üstünden.. unut ve hayatını sevdiğinle yaşa diyorum..
seni unutmadığını sen,söyledin.. senin de,unutamadığın aşikar..
nişanlısıyla mutlu değilmiş ki.. yüzük çıkarılmış.. ikiniz de,birbirinizi
seviyorsanız.. daha ne duruyorsun.. inan ki,aşk çok değerli.. kıymetini bil..
keriman-- olmuyor.. unutamıyorum,affedemiyorum maalesef..
en sevdiğime de, yalan söyleyemem.. bunu ona yapamam.. onun gözündeki hayal kırıklığını görmeye,dayanamam.. onun için gitmedim mi zaten..
herşeyi bir kenara bırakıp;gerçeği anlatayım desem,yunus katil olur..
onu engelleyip.. kendime dürüst olmak için..
bunca yıl sonra..şikayet etsem.. yine kimsenin yüzüne bakamam ki.. niye bekledin derler.. ablamın yuvasının huzurunu bozamam.
zaten eniştemin durumu,belirsiz..
yani,bizim birlikteliğimiz mümkün değil gizemciğim.. uzak durmalıyım.. o nişanlısıyla, barışır yeniden..hayatına devam eder,çocukları olur.. olması gerektiği gibi..
gizem-- niye tafralıydın yunusa..
keriman-- boşveerrr,önemli değil..
sen ilk geldiğinde,kurada İstanbul çıktığı halde.. Samsunu tercih etmene ..yunusla aşkınızı,evleneceğinizi de bildiğimizden..çok şaşırmıştık..
kaçmanı onaylamasam da.. tercih senindi.. yunus,bir ay sonra yerini öğrenip geldiğinde,çaresizliği bana öyle çok dokunmuştu ki..
acaba söylesem ne olurdu diye.. hep düşünmüşümdür..
(keriman dalgın dalgın,yüzüne bakarak.. derinn bir nefes alır )
gizem-- bencilce ama gelmen, bana bulunmaz nimet oldu..
müfit askerden dönünce, nikahlanacaktık güya.. hamile kaldığım için
,acele ettik.. hiç hakkını ödeyemem.. doğumumda yanımdaydın..
müfit bir hafta izin alıp,gelebilmiş..geri gitmişti..
ben doğum sonrası depresyonuna girmiştim de.. bir yıl ,can'a öz
çocuğunmuş gibi baktığını, bana destek oluşunu.. yardımlarını,
unutamam.. binbir emekle büyüttün, annelik vasfı senin hakkındı..
( bir an,kendisine gelip.. pişmanlıkla ) hiiii,kerimannn.. özür dilerim,valla.. hatırlatmak istememiştim.. aptalca,boş boş konuştum.. kusuruma bakma.
keriman-- (başını sallar, sağa sola )senin ne suçun var ki.. özür diliyorsun.. ben sana,sen bana destek oldun.. yaralı yüreğimi,sadece sana açabildim. ablamdan,yakınsın bana..
gizem-- (gülümseyerek ,elini kerimanın yanağına koyar.. ) canımmm,sende bana yakınsın.. bak,ben de sana anlattım.. dert ortağıyız da,benim kalbim yaralı değil.. artık,senin kalbin de yaralı olmasın.. yüzün gülsün,ne olur..
kendine ,kendinize bir fırsat ver keriman..
yunusla seni,sabah on dakika gördüm.. aranızda,hiç birşeyin değişmediği anlaşılıyordu.. inan bana..
keriman-- ama aramızda değişen şeyler var,gizem.. o nişanlı.. olmasaydı bile,anlatamazdım ki..
ben güçsüzlüğümden , güvensizliğimden.. bana yapılanın bedelini, ödetemedim.. belki ölmedim ama cesaretsiz oluşumun cezasını da, ömür boyu çekeceğim.. ben anne olamayacağım.. yunusu da,babalıktan mahrum bırakamam.. hayatlarımız iki şerefsiz yüzünden, mahvoldu..
sana numara yapacak değilim..
kaç yıl geçmesine rağmen.. hiç unutmamış.. ilk karşılaşmamızı görseydin.. elim ayağıma dolaştı.
ikinci görüşmemiz .. mügeyle,yiğeni emre hakkında konuşmak içindi.güya (yutkunarak ) yemekte ,bana hala aynı aşkla baktı.. ama ;
"niye gittin..terkettin,başka biri mi vardı..cevabı hala bulamadım,ben sana ne yapmış olabilirim keriman.. artık söyle " dedi... çektiği acı yüzünden,gözlerinden okunuyordu...
kalbimi dağladı ama hiç birşey, diyemedim..
kaderime ağladım,sadece.. (gözünden akan , yaşları siler eliyle.. ) boşuna konuşuyoruz.. hadi kalk yatalım..
gizem tepsiyi,sehpaya koyup..yaklaşır ve sarılır kerimana.. keriman da,ona sarılır.. konuşmadan dururlar bir süre..
gizem-- (biraz çekilip,yüzüne bakarak ) canım arkadaşım..
kendine acımaktan ,kızgınlıktan vazgeç artık.. mesele anne-babalık değil biliyorsun.. o sonucu,sen kendini affedemiyorsun.. dokuz yıl geçmiş üstünden.. unut ve hayatını sevdiğinle yaşa diyorum..
seni unutmadığını sen,söyledin.. senin de,unutamadığın aşikar..
nişanlısıyla mutlu değilmiş ki.. yüzük çıkarılmış.. ikiniz de,birbirinizi
seviyorsanız.. daha ne duruyorsun.. inan ki,aşk çok değerli.. kıymetini bil..
keriman-- olmuyor.. unutamıyorum,affedemiyorum maalesef..
en sevdiğime de, yalan söyleyemem.. bunu ona yapamam.. onun gözündeki hayal kırıklığını görmeye,dayanamam.. onun için gitmedim mi zaten..
herşeyi bir kenara bırakıp;gerçeği anlatayım desem,yunus katil olur..
onu engelleyip.. kendime dürüst olmak için..
bunca yıl sonra..şikayet etsem.. yine kimsenin yüzüne bakamam ki.. niye bekledin derler.. ablamın yuvasının huzurunu bozamam.
zaten eniştemin durumu,belirsiz..
yani,bizim birlikteliğimiz mümkün değil gizemciğim.. uzak durmalıyım.. o nişanlısıyla, barışır yeniden..hayatına devam eder,çocukları olur.. olması gerektiği gibi..
gizem-- niye tafralıydın yunusa..
keriman-- boşveerrr,önemli değil..
Senden Kalan 12.bölüm ..
bir saat sonra,kerimanın evi..
gizem ; yemekten sonra..kendileri masada sohbet ederken.. divanda
uyuyakalan, canı yatağa yatırıp.. mutfağa gider..
gizem-- çekil bakayım,kenara.. durulayım,bende..
keriman-- hayır hayır.. elini sokma.. bitti zaten.. çayı demle sen..
gizem-- şarap çarptı beni,başım dönüyor.. çay değilde,kahve içsek..
keriman-- olurr.. şişeyi bitirirsen,tabi çarpar.. kocan gitti diye mi,efkarlandın bilmem ki..
gizem-- (cezveye gerekenleri koyarken.. buruk buruk gülümser ) efkarlı değilim.. karar verebilmenin,rahatlığını yaşıyorum.. kendime eziyet etmişim,meğerse.. biten bir ilişki,zorla yürümüyormuş.. göz yummak,fedakarlık değilmiş sevgi,aşk hiç değilmiş.. (cezveyi ocağa koyup,fincanları tepsiye alır .. keriman ,ellerini kurularken.. )
keriman--(anlamamış gibi,gözlerini kısarak) sen neden bahsediyorsun, gizem.. müfitle,aranızda bir sorun mu var..
gizem-- (gülümseyerek ) artık yok,kerimancığım.. evliliğimiz,dışarıdan göründüğü gibi.. mutlu değildi.. nedenler,hatalar karşılıklı.. ben ona eş olamadım,o da bana koca olamadı..
yıllardır, üç maymunu oynamamın sebebi de.. can dı..
anne-baba ayrı..huzursuz bir ortamda,büyümesin diye direndim..
biraz müfite,en çok da kendime hayatı zindan etmişim... ama değmezmiş..(kahveyi,fincanlara doldurur ) gel hadi..
keriman-- niye hiç anlatmadın,bunları.. yani her evlilikte,zaman zaman pürüzler olur diye düşündüğüm için.. tatsızlıklarınızı ona yormuştum.. üzüldüm,şimdi..
gizem-- senin sıkıntın sana yetiyordu.. üzülme diye anlatmadım..hem yapabileceğin birşey yoktu ki.. şimdide üzülme lütfen.. boşanmaya karar verdik ve dava açtım.. bir ay sonra boşanacağız.. canı ,psikolojik destekle hazırlıyoruz.. inan ki , ben hiç olmadığım kadar,iyiyim..
salona gelip,kanepeye otururlar.. aralarına koydukları tepsiden, kahvelerini içerlerken..
keriman-- sen ,zor zamanlarımda hep yanımdaydın..keşke bilseydim.. ben geldikten sonra,ne oldu ki.. karar verebildin..
gizem-- (kalkıp,canı kontrol ettikten sonra.. salonun kapısını da kapatır.. yerine oturunca )
senin gittiğin gün,işten çıkınca ..okuldan canı aldım..
hamburger istedi,gittik.. biz güle konuşa yerken.. mekana müfit ve iki ,kadın geldi.. sadece ben gördüm.. can'ın arka tarafında, uzak bir masaya oturdular.. pervasızca yanaktan,makas almalar.. öpücük atmalar.. omuza sarılıp,yaslanmalar.. vs.tek kelimeyle iğrençti..
müfitin ,hiç görmediğim yılışık tavırlarından tiksindim..o an;artık evcilik oyunu oynayamayacağıma ve aynı evi bile
paylaşamayacağıma karar verdim.. ertesi gün,öğle tatilinde.. müfitin iş yerine gittim.. gayet sakin,yanında dava dilekçesini yazdım..boşanmak istiyorum ,razı mısın dedim.. evet dedi..
yemin ediyorum,detayları konuşurken karşımdaki adam yabancıydı..
hiç birşey hissetmedim.. kızgınlık,üzüntü,pişmanlık,sevgi kırıntısı.. bile yoktu..
akşam normal saatte geldi,yemeğimizi yedik.. canla,ilgilendi oynadı .. yatırdı.. sonra sabaha kadar,konuştuk.. ama şikayet yada suçlamak için değil.. can'ın geleceğine dair ,kararlar verdik.. anladım ki,sürdürmeye çalışmakla hata yapmışım.. bizim aramızda olduğunu düşündüğüm, sevgi çoktaann bitmiş.. yada hiç olmadı,bilmiyorum da.. hesap soracak ,karı -koca ilişkisi kalmamış.. o da,bende rahatladık.. çocuğumuz için biraradayız.. psikoloğun dediklerini uyguluyoruz.. olay, bundan ibaret..
keriman-- hakkınızda hayırlısı,olsun da.. küçük yerde,çocuklu çalışan bayan olmak... ne bileyim,hiç kolay değil..
gizem ; yemekten sonra..kendileri masada sohbet ederken.. divanda
uyuyakalan, canı yatağa yatırıp.. mutfağa gider..
gizem-- çekil bakayım,kenara.. durulayım,bende..
keriman-- hayır hayır.. elini sokma.. bitti zaten.. çayı demle sen..
gizem-- şarap çarptı beni,başım dönüyor.. çay değilde,kahve içsek..
keriman-- olurr.. şişeyi bitirirsen,tabi çarpar.. kocan gitti diye mi,efkarlandın bilmem ki..
gizem-- (cezveye gerekenleri koyarken.. buruk buruk gülümser ) efkarlı değilim.. karar verebilmenin,rahatlığını yaşıyorum.. kendime eziyet etmişim,meğerse.. biten bir ilişki,zorla yürümüyormuş.. göz yummak,fedakarlık değilmiş sevgi,aşk hiç değilmiş.. (cezveyi ocağa koyup,fincanları tepsiye alır .. keriman ,ellerini kurularken.. )
keriman--(anlamamış gibi,gözlerini kısarak) sen neden bahsediyorsun, gizem.. müfitle,aranızda bir sorun mu var..
gizem-- (gülümseyerek ) artık yok,kerimancığım.. evliliğimiz,dışarıdan göründüğü gibi.. mutlu değildi.. nedenler,hatalar karşılıklı.. ben ona eş olamadım,o da bana koca olamadı..
yıllardır, üç maymunu oynamamın sebebi de.. can dı..
anne-baba ayrı..huzursuz bir ortamda,büyümesin diye direndim..
biraz müfite,en çok da kendime hayatı zindan etmişim... ama değmezmiş..(kahveyi,fincanlara doldurur ) gel hadi..
keriman-- niye hiç anlatmadın,bunları.. yani her evlilikte,zaman zaman pürüzler olur diye düşündüğüm için.. tatsızlıklarınızı ona yormuştum.. üzüldüm,şimdi..
gizem-- senin sıkıntın sana yetiyordu.. üzülme diye anlatmadım..hem yapabileceğin birşey yoktu ki.. şimdide üzülme lütfen.. boşanmaya karar verdik ve dava açtım.. bir ay sonra boşanacağız.. canı ,psikolojik destekle hazırlıyoruz.. inan ki , ben hiç olmadığım kadar,iyiyim..
salona gelip,kanepeye otururlar.. aralarına koydukları tepsiden, kahvelerini içerlerken..
keriman-- sen ,zor zamanlarımda hep yanımdaydın..keşke bilseydim.. ben geldikten sonra,ne oldu ki.. karar verebildin..
gizem-- (kalkıp,canı kontrol ettikten sonra.. salonun kapısını da kapatır.. yerine oturunca )
senin gittiğin gün,işten çıkınca ..okuldan canı aldım..
hamburger istedi,gittik.. biz güle konuşa yerken.. mekana müfit ve iki ,kadın geldi.. sadece ben gördüm.. can'ın arka tarafında, uzak bir masaya oturdular.. pervasızca yanaktan,makas almalar.. öpücük atmalar.. omuza sarılıp,yaslanmalar.. vs.tek kelimeyle iğrençti..
müfitin ,hiç görmediğim yılışık tavırlarından tiksindim..o an;artık evcilik oyunu oynayamayacağıma ve aynı evi bile
paylaşamayacağıma karar verdim.. ertesi gün,öğle tatilinde.. müfitin iş yerine gittim.. gayet sakin,yanında dava dilekçesini yazdım..boşanmak istiyorum ,razı mısın dedim.. evet dedi..
yemin ediyorum,detayları konuşurken karşımdaki adam yabancıydı..
hiç birşey hissetmedim.. kızgınlık,üzüntü,pişmanlık,sevgi kırıntısı.. bile yoktu..
akşam normal saatte geldi,yemeğimizi yedik.. canla,ilgilendi oynadı .. yatırdı.. sonra sabaha kadar,konuştuk.. ama şikayet yada suçlamak için değil.. can'ın geleceğine dair ,kararlar verdik.. anladım ki,sürdürmeye çalışmakla hata yapmışım.. bizim aramızda olduğunu düşündüğüm, sevgi çoktaann bitmiş.. yada hiç olmadı,bilmiyorum da.. hesap soracak ,karı -koca ilişkisi kalmamış.. o da,bende rahatladık.. çocuğumuz için biraradayız.. psikoloğun dediklerini uyguluyoruz.. olay, bundan ibaret..
keriman-- hakkınızda hayırlısı,olsun da.. küçük yerde,çocuklu çalışan bayan olmak... ne bileyim,hiç kolay değil..
10 Mayıs 2014 Cumartesi
Senden Kalan 11.bölüm ..
güven bey,tekneden evine gelir.. hizmetçi kapıyı açınca..
güven-- elif hanım nerede..
-- salonda,misafiriyle yemek yiyorlar.. efendim..
güven-- (dudak bükerek ..salona geçer.. farukla,elifi karşılıklı yemek
yerken görünce şaşırır.. ) afiyet olsun..
faruk,mahçup ifadeyle kalkıp ..başıyla selam verir..
elif-- (son derece bakımlıdır )hoşgeldin baba.. sen yemediğin için,
bize katılmazsın herhalde..
güven-- (faruğa bakıp ) seni emrelerde, gördüm değil mi..
faruk-- evet efendim..
güven--( sandalyeyi çekip otururken.. ) otur,burada ne işin var.. biri mi öldü..
faruk-- (oturur )hı.. yok.. şey elif hanımın arabası ..
kahvenin önünde bozuldu da.. ortaklar kahvesi,yılmazla bizim oluyor..
güven-- anladım anladım.. tamirci misin..
faruk-- yok kahveciyim..
elif-- baba,niye geldin..
güven-- gelemez miyim.. kızım bana servis aç.. yemek getir..
--emredersiniz..
güven-- siz ,konuşun konuşun.. devam edin..
elif-- ben ,yardımcı olduğu için.. teşekkür amacıyla yemeğe davet ettim faruk beyi.. hepsi bu..
güven-- eminim canım.. ortak konunuz da,yunus olduğundan konuşun demiştim..
faruk-- (gülerek )valla bildiniz, yunusla okuldaki maceralarımızı
anlatıyordum.. (elifin ters ters baktığını görünce,toparlanır.. ) ama bitmişti.. yemek için teşekkür ederim.. ben kalkayım.. müsadenizle.. yılmaz beni bekliyordur.. hesap -kitap işleri bilirsiniz..(başın eğer,saygıyla )
güven-- güle güle.. kızım,yolcu et.. beyefendiyi..
( faruk salondan,çıkınca.. ) kadınlardan korkulacağını bilirdim de.. kızımında böyle basit.. çirkin bir oyuna kalkışacağını, düşünmemiştim.. kaçırmışsın yunusu.. o delikanlıca gelip,söyledi.. ya sen,ne yapıyorsun..
bu.. bu adamdan.. ne umuyorsun da,evimize sokuyorsun..
(yüzüğüne bakıp ) onu çıkarmazsan.. yunus sana döner mi,sanıyorsun.. dönmezzz.. bitmiş,unut onu..
(yemeği gelince susar.. )
elif-- (sakince, yaslanır arkasına.. yemek yiyen, babasına bakarak.. ) şirket sözleşmesinin.. ortaklık kuralları kısmında.. bir ortağın ayrılmasını istemek için.. %51 hisse yada yasa dışı ,yüz kızartıcı suç işlenmesi halinde diye.. bir madde var.. ..
güven-- bana mı anlatıyorsun.. sözleşmeyi ben yazdım.. onu da unut.. yunus gider, maddi desteğini çekerse..
abinin mal varlığına el koyulmuş durumdayken..
sen mi yöneteceksin ,şirketi.. ne paran yeter,nede bilgin.. iki günde batırırsın.. orayı ben kurdum.. buna izin vermem.. aklından çıkar..
elif-- (sinirli sinirli,gülerek )bana güvenmenden, gurur duydum babacığım.. param da ,işletme mezunuyum.. bilgimde,yeter.. abim de,çıkacak nasılsa.. yunusu düşündüğün kadar.. evlatlarını düşünmeyi dene.. hisseni bana sat..
güven-- (hayretle ) gözün dönmüş, senin .. yunus abinden,boşuna
şüphelenmemiş.. ya kullanılmış,ya şantajlık bir durumu vardı da..
göz mü yumdu bilmiyorum.. o sevkleri,abin idare ediyormuş.. usulsüzlüğü ,fark etmemiş olamaz.. çözemediğim birkaç şey daha var... yarın soracağım..
şöförün hiç suçu yok.. adam boşuna yatıyor.. onu kurban etmeye çalışıyorlar..
.. işletme mezunusun,madem..mali analiz raporlarını, okumayı dene..
tüm tırlar,yunusun.. bütün giderleri, o karşılıyor.. iş yerini ,park alanını.. depoları.. mal varlığını gösterip,leasingle o kiralıyor.. anladın mı..
ayrıca,sana hisse satamam..
çünkü beş yıl önce,yunusa sattım.. hatta ,al diye yalvardım..
onun sayesinde, bu hayatı yaşıyorsunuz.. yaşıyoruz..
ne olup bittiğini anlattığımızda.. damarlarında alkol olmadan,
dinleyebilmiş olsaydın;
abin; aklı bir karış havada.. üç yıl (.......... )birine para
yedirirken.. (......... ) donunuz kalmadığını fark ederdiniz..
senin tedavin için,neleri feda ettiğimi bir bilsen.. benimle böyle konuşmazdın..
yunusu düşündüğümü, söylüyorsun.. evet düşünüyorum..
hiç yamuk yapmadı..
abin seni aramıza aldık,dediğinde bile sustu..
kaç yıldır ortaksınız,şirkete.. benim hiç hissem olmadığını.. fark ettirdi mi,size..
hala.. aynı düzende,yönetim kuruluna başkanlık yapıyorum..
olmaması gerekirken,yetkilerim aynen devam ediyor..
bu kadar ilgiliydiniz de.. abin mi anladı,sen mi..
bana ukalalık yapma..
o ,sizi ortaklıktan atmasın ve hissesini satmasın diye dua et..
anlamadığın işlere de, burnunu sokma..
elin adamlarını,eve alma.. oyunlarla yunus hakkında, bilgi alacağım derken.. (..... ) yoluna gidersin..
adamı bitip tükenmez dırdırın,kıskançlığın.. yersiz merakınla bunaltıp,kaçırdın.. bu kadar açık..
sıkıntılı zamanında,bir kere koynuna girdin diye.. nişanlanmanız için ,baskı yaptığını.. bilmiyor muyum sanıyorsun.. abinle bir olup,çocuk istiyorum ..evlenelim diye bastırırsan, olacağı buydu..
babanken,ben dayanamıyorum.. o, çok bile dayandı..
çatalı bıçağı ,masaya fırlatıp .. kalkar.. ve evden ayrılır.
güven-- elif hanım nerede..
-- salonda,misafiriyle yemek yiyorlar.. efendim..
güven-- (dudak bükerek ..salona geçer.. farukla,elifi karşılıklı yemek
yerken görünce şaşırır.. ) afiyet olsun..
faruk,mahçup ifadeyle kalkıp ..başıyla selam verir..
elif-- (son derece bakımlıdır )hoşgeldin baba.. sen yemediğin için,
bize katılmazsın herhalde..
güven-- (faruğa bakıp ) seni emrelerde, gördüm değil mi..
faruk-- evet efendim..
güven--( sandalyeyi çekip otururken.. ) otur,burada ne işin var.. biri mi öldü..
faruk-- (oturur )hı.. yok.. şey elif hanımın arabası ..
kahvenin önünde bozuldu da.. ortaklar kahvesi,yılmazla bizim oluyor..
güven-- anladım anladım.. tamirci misin..
faruk-- yok kahveciyim..
elif-- baba,niye geldin..
güven-- gelemez miyim.. kızım bana servis aç.. yemek getir..
--emredersiniz..
güven-- siz ,konuşun konuşun.. devam edin..
elif-- ben ,yardımcı olduğu için.. teşekkür amacıyla yemeğe davet ettim faruk beyi.. hepsi bu..
güven-- eminim canım.. ortak konunuz da,yunus olduğundan konuşun demiştim..
faruk-- (gülerek )valla bildiniz, yunusla okuldaki maceralarımızı
anlatıyordum.. (elifin ters ters baktığını görünce,toparlanır.. ) ama bitmişti.. yemek için teşekkür ederim.. ben kalkayım.. müsadenizle.. yılmaz beni bekliyordur.. hesap -kitap işleri bilirsiniz..(başın eğer,saygıyla )
güven-- güle güle.. kızım,yolcu et.. beyefendiyi..
( faruk salondan,çıkınca.. ) kadınlardan korkulacağını bilirdim de.. kızımında böyle basit.. çirkin bir oyuna kalkışacağını, düşünmemiştim.. kaçırmışsın yunusu.. o delikanlıca gelip,söyledi.. ya sen,ne yapıyorsun..
bu.. bu adamdan.. ne umuyorsun da,evimize sokuyorsun..
(yüzüğüne bakıp ) onu çıkarmazsan.. yunus sana döner mi,sanıyorsun.. dönmezzz.. bitmiş,unut onu..
(yemeği gelince susar.. )
elif-- (sakince, yaslanır arkasına.. yemek yiyen, babasına bakarak.. ) şirket sözleşmesinin.. ortaklık kuralları kısmında.. bir ortağın ayrılmasını istemek için.. %51 hisse yada yasa dışı ,yüz kızartıcı suç işlenmesi halinde diye.. bir madde var.. ..
güven-- bana mı anlatıyorsun.. sözleşmeyi ben yazdım.. onu da unut.. yunus gider, maddi desteğini çekerse..
abinin mal varlığına el koyulmuş durumdayken..
sen mi yöneteceksin ,şirketi.. ne paran yeter,nede bilgin.. iki günde batırırsın.. orayı ben kurdum.. buna izin vermem.. aklından çıkar..
elif-- (sinirli sinirli,gülerek )bana güvenmenden, gurur duydum babacığım.. param da ,işletme mezunuyum.. bilgimde,yeter.. abim de,çıkacak nasılsa.. yunusu düşündüğün kadar.. evlatlarını düşünmeyi dene.. hisseni bana sat..
güven-- (hayretle ) gözün dönmüş, senin .. yunus abinden,boşuna
şüphelenmemiş.. ya kullanılmış,ya şantajlık bir durumu vardı da..
göz mü yumdu bilmiyorum.. o sevkleri,abin idare ediyormuş.. usulsüzlüğü ,fark etmemiş olamaz.. çözemediğim birkaç şey daha var... yarın soracağım..
şöförün hiç suçu yok.. adam boşuna yatıyor.. onu kurban etmeye çalışıyorlar..
.. işletme mezunusun,madem..mali analiz raporlarını, okumayı dene..
tüm tırlar,yunusun.. bütün giderleri, o karşılıyor.. iş yerini ,park alanını.. depoları.. mal varlığını gösterip,leasingle o kiralıyor.. anladın mı..
ayrıca,sana hisse satamam..
çünkü beş yıl önce,yunusa sattım.. hatta ,al diye yalvardım..
onun sayesinde, bu hayatı yaşıyorsunuz.. yaşıyoruz..
ne olup bittiğini anlattığımızda.. damarlarında alkol olmadan,
dinleyebilmiş olsaydın;
abin; aklı bir karış havada.. üç yıl (.......... )birine para
yedirirken.. (......... ) donunuz kalmadığını fark ederdiniz..
senin tedavin için,neleri feda ettiğimi bir bilsen.. benimle böyle konuşmazdın..
yunusu düşündüğümü, söylüyorsun.. evet düşünüyorum..
hiç yamuk yapmadı..
abin seni aramıza aldık,dediğinde bile sustu..
kaç yıldır ortaksınız,şirkete.. benim hiç hissem olmadığını.. fark ettirdi mi,size..
hala.. aynı düzende,yönetim kuruluna başkanlık yapıyorum..
olmaması gerekirken,yetkilerim aynen devam ediyor..
bu kadar ilgiliydiniz de.. abin mi anladı,sen mi..
bana ukalalık yapma..
o ,sizi ortaklıktan atmasın ve hissesini satmasın diye dua et..
anlamadığın işlere de, burnunu sokma..
elin adamlarını,eve alma.. oyunlarla yunus hakkında, bilgi alacağım derken.. (..... ) yoluna gidersin..
adamı bitip tükenmez dırdırın,kıskançlığın.. yersiz merakınla bunaltıp,kaçırdın.. bu kadar açık..
sıkıntılı zamanında,bir kere koynuna girdin diye.. nişanlanmanız için ,baskı yaptığını.. bilmiyor muyum sanıyorsun.. abinle bir olup,çocuk istiyorum ..evlenelim diye bastırırsan, olacağı buydu..
babanken,ben dayanamıyorum.. o, çok bile dayandı..
çatalı bıçağı ,masaya fırlatıp .. kalkar.. ve evden ayrılır.
9 Mayıs 2014 Cuma
Senden Kalan 10.bölüm ..
o öfkeyle ablasının evine doğru, koşarcasına gider.. merdiveni ikişer
ikişer,çıkıp .. nefes nefese zile basar.. müge kapıyı açınca da..
keriman-- ablamı çağır ,bana..
müge-- teyzee.. gelsene..
keriman-- gelmeyeceğim.. çağır..
müge-- (kısık sesle )çağırmayım.. emre, sevgi teyze,ziya amca,amcam,dedem var.. emre hastaneden taburcu olmuş, evine gitmeden buraya gelmişler.. ".. bunalmıştım..aptallık yaptım,özür dilerim "diyor.. çiçek,tatlı getirmişler ama emrenin baskısıyla geldikleri belli.. sevgi teyze,ben gitmedim diye tavırlı.. "oğlu ölümden dönmüş,nişanlısının ziyarete bile gelmemesini anlayamıyormuş.. kavga etmişiz de,hassas emre dayanamamış..ama maaşallah,bende hiç birşey yokmuş.."
annem arayı yumuşatmaya çalışıp.."emreye olur böyle şeyler ,güçlü olacaksın.. her sıkıntıda,dağılacak olsak evin yolunu bulamazdık oğlum "derken.. sevgi teyzeyle bir garipler.. birbirlerine,laf sokuyorlar.. "küçücük evin içindeki çiçekler.. gece ,sağlığa zararlıymış..tabi sen nereden bileceksin diyip aşağıladı,annemi.. annemde "sevgiciğim.. sonradan görme demesinlerde,bilmiyor desinler" dedi..
dedem ayrı alem,amcam ayrı.. ziya amcayla ,babamı değil de..
belgeselde seyrettikleri ayıları konuşuyorlar..
kış uykusuna yatıyorlarmış da.. dedem,amcama benzediklerini söyledi..
ben aklımı kaçıracağım teyzee.. yemin ederim,kaçıracağım..
keriman-- aklın olmadığı için,endişe etme.. kaçıramazsın.. geldiğimi
söyleme.. ablamı ararım,ben.. kapat hadi...
dönüp,iner basamakları..
****************
evine doğru,omuzları düşmüş.. ağır ağır yürürken.. boğazına
düğümlenmiş,hıçkırıkları bastırmaya çalışıyordur aslında..
hava buz gibi olduğundan..kimsecikler yoktur .. sokak lambaların
loş ışığında.. demir kapının önündeki basamağa .. üstünde biriken karlara aldırmadan ,oturur.. mügenin,ablasının çaresizliği
öyle dokunmuştur ki.. göz yaşları ,yanaklarından akıyordur artık..
içindekileri boşaltmak istercesine ,sessiz hıçkırıklarla ağlar ağlar,ağlar..
çantasını ,mendil almak için açınca.. telefonunu görür.. gizem delirmiştir şimdi diye düşünerek, arar.. yüzünü gözünü siliyordur, bir yandan da..
gizem-- kerimann.. neredesin,sen.. öldüm meraktan..saat sekiz oldu..
keriman-- (ağladığını belli etmemeye çalışarak ) burası,İstanbul.. eve
kolay gelinmiyor.. bir arkadaşın yakını vefat etmiş..üzüldük,ağladık..
arayıp haber de veremedim,kusura bakma.. beş dakikaya,gelirim..
siz ne yapıyorsunuz..
gizem-- ne yapalım valla.. oturuyoruz canla.. müfitin arkadaşları aramış.. onlarla buluşmaya gitti.. çok ısrar etmişler.. gece de,kalacakmış..
bir davaları vardı, karar çıkmış.. yarın sabah, Samsuna gitmesi gerekiyormuş kısmet işte.. gece biz ,tek döneceğiz.. aldı valizini,gitti.. sana selamı var..
keriman-- aa,yarın mı .. izin aldın, sanmıştım ben.. off ya..
gizem-- kızım niye geldiğimizi,biliyorsun.. amaç beraber olmaktı..
gelirsen,olacağız.. bir sofra kurmuşum ki.. on kişi ağırlayabilirdik.. ama kısmeti olan gelir,ne diyelim..
keriman-- (gülümseyerek )ben dört kişilik yerim, canım..
gizem-- hah hah hah..
keriman-- canımm.. böyle içten güldüğünü duymak,çok güzel..
gizem-- hayatın anlamsızlığını, fark ettiğimden bu yana gülmeyi öğrendim.. hadi çabuk gel ,sana bomba gibi haberlerim var..şok olacaksın..
keriman-- tamam...
ikişer,çıkıp .. nefes nefese zile basar.. müge kapıyı açınca da..
keriman-- ablamı çağır ,bana..
müge-- teyzee.. gelsene..
keriman-- gelmeyeceğim.. çağır..
müge-- (kısık sesle )çağırmayım.. emre, sevgi teyze,ziya amca,amcam,dedem var.. emre hastaneden taburcu olmuş, evine gitmeden buraya gelmişler.. ".. bunalmıştım..aptallık yaptım,özür dilerim "diyor.. çiçek,tatlı getirmişler ama emrenin baskısıyla geldikleri belli.. sevgi teyze,ben gitmedim diye tavırlı.. "oğlu ölümden dönmüş,nişanlısının ziyarete bile gelmemesini anlayamıyormuş.. kavga etmişiz de,hassas emre dayanamamış..ama maaşallah,bende hiç birşey yokmuş.."
annem arayı yumuşatmaya çalışıp.."emreye olur böyle şeyler ,güçlü olacaksın.. her sıkıntıda,dağılacak olsak evin yolunu bulamazdık oğlum "derken.. sevgi teyzeyle bir garipler.. birbirlerine,laf sokuyorlar.. "küçücük evin içindeki çiçekler.. gece ,sağlığa zararlıymış..tabi sen nereden bileceksin diyip aşağıladı,annemi.. annemde "sevgiciğim.. sonradan görme demesinlerde,bilmiyor desinler" dedi..
dedem ayrı alem,amcam ayrı.. ziya amcayla ,babamı değil de..
belgeselde seyrettikleri ayıları konuşuyorlar..
kış uykusuna yatıyorlarmış da.. dedem,amcama benzediklerini söyledi..
ben aklımı kaçıracağım teyzee.. yemin ederim,kaçıracağım..
keriman-- aklın olmadığı için,endişe etme.. kaçıramazsın.. geldiğimi
söyleme.. ablamı ararım,ben.. kapat hadi...
dönüp,iner basamakları..
****************
evine doğru,omuzları düşmüş.. ağır ağır yürürken.. boğazına
düğümlenmiş,hıçkırıkları bastırmaya çalışıyordur aslında..
hava buz gibi olduğundan..kimsecikler yoktur .. sokak lambaların
loş ışığında.. demir kapının önündeki basamağa .. üstünde biriken karlara aldırmadan ,oturur.. mügenin,ablasının çaresizliği
öyle dokunmuştur ki.. göz yaşları ,yanaklarından akıyordur artık..
içindekileri boşaltmak istercesine ,sessiz hıçkırıklarla ağlar ağlar,ağlar..
çantasını ,mendil almak için açınca.. telefonunu görür.. gizem delirmiştir şimdi diye düşünerek, arar.. yüzünü gözünü siliyordur, bir yandan da..
gizem-- kerimann.. neredesin,sen.. öldüm meraktan..saat sekiz oldu..
keriman-- (ağladığını belli etmemeye çalışarak ) burası,İstanbul.. eve
kolay gelinmiyor.. bir arkadaşın yakını vefat etmiş..üzüldük,ağladık..
arayıp haber de veremedim,kusura bakma.. beş dakikaya,gelirim..
siz ne yapıyorsunuz..
gizem-- ne yapalım valla.. oturuyoruz canla.. müfitin arkadaşları aramış.. onlarla buluşmaya gitti.. çok ısrar etmişler.. gece de,kalacakmış..
bir davaları vardı, karar çıkmış.. yarın sabah, Samsuna gitmesi gerekiyormuş kısmet işte.. gece biz ,tek döneceğiz.. aldı valizini,gitti.. sana selamı var..
keriman-- aa,yarın mı .. izin aldın, sanmıştım ben.. off ya..
gizem-- kızım niye geldiğimizi,biliyorsun.. amaç beraber olmaktı..
gelirsen,olacağız.. bir sofra kurmuşum ki.. on kişi ağırlayabilirdik.. ama kısmeti olan gelir,ne diyelim..
keriman-- (gülümseyerek )ben dört kişilik yerim, canım..
gizem-- hah hah hah..
keriman-- canımm.. böyle içten güldüğünü duymak,çok güzel..
gizem-- hayatın anlamsızlığını, fark ettiğimden bu yana gülmeyi öğrendim.. hadi çabuk gel ,sana bomba gibi haberlerim var..şok olacaksın..
keriman-- tamam...
Senden Kalan 9.bölüm ..
keriman öğlenden sonra ,çıkış zilinden sonra.. öğretmenler odasında... diğer öğretmenlerle konuşup,hazırlanırken..
mine-- (müdür yardımcısı girer odaya.. ) keriman hanım,izinli olduğunuz
ders için,yarın size etüt yazdım.. bir saat geç çıkacaksınız..
keriman-- peki,teşekkür ederim..
mine-- rica ederim.. eksik ücret almayın,istedim.. hayat şartları,zor..
keriman-- evet,haklısınız..
okul bahçesinde ,eldivenini takarken.. kar atıştırmaya başlar..
otobüs durağında, izdiham olacağını bildiğinden.. yolunu değiştirip..
adımlarını hızlandırır.. dolmuşla gidecektir..
on dakika sonra,dolu da olsa..bindiği dolmuşta.. ücreti öderken.. birisi omuzuna dokunur..
yılmaz-- geç otur.. ben ayakta giderim..
keriman-- (tiksintiyle bakıp ) istemem,git yanımdan..
yılmaz,bozulup..kalktığı yere oturur.. keriman da,başını bile çevirmez.. normalde ineceği durakta, beraber inmemek için.. o indikten,sonraki durakta iner..
sıkıntıyla ,baş ağrısıyla ekmek alıp.. sokağına gelir, nihayet..
hava kararmış.. rüzgar,soğuk içine işlemiştir.. hissizleşmiş parmaklarıyla anahtarını alıp,demir kapıyı açarken..
yeter artık,başka bir aksilik çıkmasın.. dayanacak gücüm kalmadı
diye düşünüyordur..
müfit-- (arkasından,fısıltıyla ) kerimann..
keriman-- (irkilip,döner ) ne oldu.. niye fısıldıyorsun..
müfit-- bir dakika konuşalım mı.. seni bekliyordum..
keriman-- (sinirli sinirli ) beni mi,niye.. konuşacak,konumuz mu var.. gizem için buraya gelebildin.. .. lafına,tavrına dikkat et..
müfit-- (kısık sesle )niye anlamıyorsun.. gizemle aramızda,hiç sevgi kalmadı.. zaten bizim evliliğimiz,can doğduktan sonra.. fiili olarak bitti.. karşılıklı anlaşıp,boşanmak için başvurduk..ben değil,gizem istedi hemde..
yunusu unutamadığın için.. beni istemediğini sanıyordum..
bizi karşılayınca.. berabersiniz diye düşündüm.. hatta yemeğe gel
bile dedim.. ama sen tersledin..
ablan da,hoşgeldiniz demeye geldiğinde.. gizemle konuşurken
"yunus nişanlı,onlar eski arkadaşlar.. kesinlikle aralarında birşey yok.hem kerimanın çok iyi bir kısmeti çıktı,yakında evlenecekler" ..dedi.. (gözünün içine bakarak ) velayetini,ben alırım..cana sen, daha iyi anne olursun..bende bir dediğini, iki etmem.. evlenme teklif ediyorum, sana.. ne olur,kabul et keriman..
keriman-- (yüzünü tiksintiyle buruşturup ) kess sesini.. asla demedim mi,ben sana.. benim hayatım,beni ilgilendirir.. kimse karışamaz..
senin düşüncen de,beni hiç alakadar etmiyor..
madem boşanıyorsunuz.. benim evimde,işin yok.. al eşyanı,git
otele.. yarın da, dön Samsuna.. bir daha da,adımı ağzına alma..
evliliğinin bitme sebebi.. senin çapkınlığındır.. can konusunda
gizemi,üzersen.. seni gördüğümü anlatır,şahitlik bile yaparım..
birde utanmadan, evlenme teklif ediyormuş.. aşağılık yaratık..
git,gözüm görmesin seni..
müfit-- (başını kaldıramadan )cüzdanım yukarıda..
keriman-- git al.. gizeme de ,uygun birşey söyle.. beş dakikan var..
müfit-- .............
mine-- (müdür yardımcısı girer odaya.. ) keriman hanım,izinli olduğunuz
ders için,yarın size etüt yazdım.. bir saat geç çıkacaksınız..
keriman-- peki,teşekkür ederim..
mine-- rica ederim.. eksik ücret almayın,istedim.. hayat şartları,zor..
keriman-- evet,haklısınız..
okul bahçesinde ,eldivenini takarken.. kar atıştırmaya başlar..
otobüs durağında, izdiham olacağını bildiğinden.. yolunu değiştirip..
adımlarını hızlandırır.. dolmuşla gidecektir..
on dakika sonra,dolu da olsa..bindiği dolmuşta.. ücreti öderken.. birisi omuzuna dokunur..
yılmaz-- geç otur.. ben ayakta giderim..
keriman-- (tiksintiyle bakıp ) istemem,git yanımdan..
yılmaz,bozulup..kalktığı yere oturur.. keriman da,başını bile çevirmez.. normalde ineceği durakta, beraber inmemek için.. o indikten,sonraki durakta iner..
sıkıntıyla ,baş ağrısıyla ekmek alıp.. sokağına gelir, nihayet..
hava kararmış.. rüzgar,soğuk içine işlemiştir.. hissizleşmiş parmaklarıyla anahtarını alıp,demir kapıyı açarken..
yeter artık,başka bir aksilik çıkmasın.. dayanacak gücüm kalmadı
diye düşünüyordur..
müfit-- (arkasından,fısıltıyla ) kerimann..
keriman-- (irkilip,döner ) ne oldu.. niye fısıldıyorsun..
müfit-- bir dakika konuşalım mı.. seni bekliyordum..
keriman-- (sinirli sinirli ) beni mi,niye.. konuşacak,konumuz mu var.. gizem için buraya gelebildin.. .. lafına,tavrına dikkat et..
müfit-- (kısık sesle )niye anlamıyorsun.. gizemle aramızda,hiç sevgi kalmadı.. zaten bizim evliliğimiz,can doğduktan sonra.. fiili olarak bitti.. karşılıklı anlaşıp,boşanmak için başvurduk..ben değil,gizem istedi hemde..
yunusu unutamadığın için.. beni istemediğini sanıyordum..
bizi karşılayınca.. berabersiniz diye düşündüm.. hatta yemeğe gel
bile dedim.. ama sen tersledin..
ablan da,hoşgeldiniz demeye geldiğinde.. gizemle konuşurken
"yunus nişanlı,onlar eski arkadaşlar.. kesinlikle aralarında birşey yok.hem kerimanın çok iyi bir kısmeti çıktı,yakında evlenecekler" ..dedi.. (gözünün içine bakarak ) velayetini,ben alırım..cana sen, daha iyi anne olursun..bende bir dediğini, iki etmem.. evlenme teklif ediyorum, sana.. ne olur,kabul et keriman..
keriman-- (yüzünü tiksintiyle buruşturup ) kess sesini.. asla demedim mi,ben sana.. benim hayatım,beni ilgilendirir.. kimse karışamaz..
senin düşüncen de,beni hiç alakadar etmiyor..
madem boşanıyorsunuz.. benim evimde,işin yok.. al eşyanı,git
otele.. yarın da, dön Samsuna.. bir daha da,adımı ağzına alma..
evliliğinin bitme sebebi.. senin çapkınlığındır.. can konusunda
gizemi,üzersen.. seni gördüğümü anlatır,şahitlik bile yaparım..
birde utanmadan, evlenme teklif ediyormuş.. aşağılık yaratık..
git,gözüm görmesin seni..
müfit-- (başını kaldıramadan )cüzdanım yukarıda..
keriman-- git al.. gizeme de ,uygun birşey söyle.. beş dakikan var..
müfit-- .............
8 Mayıs 2014 Perşembe
Senden Kalan 8.bölüm ..
öğretmenler odasında,ders saati olduğundan kimse yoktur.. mantosunu,çantasını çıkarıp.. dolabına asar.. telefonunu da,kapatır..
kendisine bir çay doldurup.. oturur..
dersinin dosyasını açıp, okurken.. kapı tıklatılınca.. başını kaldırır..
esmer,uzun boylu.. gayet yakışıklı,tepeden tırnağa özenli giyinmiş bir bey duruyordur kapıda..
ayhan-- keriman hanım ?
keriman-- evet.. (ses tonu ne kadar,etkileyici..sahiden yakışıklıymış diye düşünür ilk anda.. )
ayhan-- (yanına gelip ,elini uzatır.. ) ben ayhan..
keriman-- (tokalaşırken )memnun oldum, ayhan bey.. öğrenciniz için mi,görüşmek istiyorsunuz..
ayhan-- (samimiyetle ,gülümseyerek )bende memnun oldum.. bekarım ve kendim için görüşmek istiyorum.. sanırım,haberdar değilsiniz.. oturabilir miyim..
keriman-- tabi de,görüşme konusunu anlayamadım.. ama bekar
dediğinize göre.. benim ileriye dönük,ciddi bir beraberliğim olduğunu.. bilmenizde fayda görüyorum..
ayhan-- (hayal kırıklığıyla ) yaa.. ablanızz ,söylememiş de..
keriman-- (gözlerini kapatır, bir an ) ah abla,ah.. çok özür diliyorum,ayhan bey.. ablaları,büyükleri bilirsiniz.. kendi zamanlarında olduğu gibi.. hemen evlenmemizi isteyecekleri çok açık.. o nedenle söyleyemedik,henüz.. ben mahçubum,inanın..
ayhan-- (ilgiyle bakarak )evet,anlıyorum.. size mutluluk diliyorum.. şanslı kişi, umarım kıymetinizi biliyordur.
keriman-- teşekkür ediyorum.. umarım,sizde mutlu olursunuz..
ayhan-- umarım.. iyi günler diliyorum..
keriman-- size de,iyi günler..
ayhan bey,odadan çıkınca.. derinn bir nefes alıp..bunu da,atlattık diye içinden geçirirken..
odaya heyecanla giren arkadaşı,tülin ..elindeki kitapları masaya bırakırken.. beğeniyle konuşur..
tülin-- kerimann.. hii, koridorda bizim corcun ikizi yürüyordu.. yemin ederim.. öff,ayaklı karizma.. miss gibi kokusuyla, başımı döndürerek geçti yanımdan..
keriman-- tülinn bizim corç, kim..
tülin-- kulini hayatım ,corç kulini var ya.. (havayı koklarken ) ay,o burada mıydıı..
keriman-- hıı,adres sordu..yolunu kaybetmiş de..
tülin-- şansa bak,adresi de yanlış kişiye sormuş.. kesin kaybolur..
keriman-- tülin-- hah hah hah..
*************
ortaklar kahvesinde..
yerleri süpürmüş.. çayı demlemiş,paspas yapıyordur uğur..
kapı pencereyi açmıştır.. sokaktan handeyle,mügenin geçtiğini görünce.. koşup arkalarından bakar ,dalgın dalgın..
yılmaz-- (yaklaşırken görmüştür )uğuuur.. nereye bakıyorsun,oğlum..
elimden bir kaza çıkmadan.. işinin başına geç.. hadi lann..
uğur-- tamam abi..
yılmaz-- her kuşun eti yenmez,koçum.. bir daha bakarsan,oyarım gözünü..
uğur içeri girince..
yılmaz söylenerek.. dışarıdaki masalara örtülerini yayar..
yılmaz-- bizim ortak,hala hatunun koynundadır.. birde bana bak..
hayat mı lan bu.. gece evde yatacakmışım.. koca adam olduk,hala tekmil veriyoruz.. (sinirli sinirli ,örtüyü bırakıp içeri girer..oturur masaya ) uğurr bir çay ver.. gazete nerede.. kuponu aldın mı.. babam gelir şimdi...
-- hahhah hah.. yılmazz,günaydınn...
yılmaz-- (taklidini yaparak ) haaaaa.. gülme lan..
nafi-- yılmazzz..
yılmaz-- (ayağa kalkar hemen )buyur baba..
nafi-- hasılatı getir.. öğlenden sonra.. elektrik ,su faturası yatıracaksın..
yılmaz-- tamam.. çay getirim mi..
nafi-- istemezz.. hasılatı ver,hasılatı...
kendisine bir çay doldurup.. oturur..
dersinin dosyasını açıp, okurken.. kapı tıklatılınca.. başını kaldırır..
esmer,uzun boylu.. gayet yakışıklı,tepeden tırnağa özenli giyinmiş bir bey duruyordur kapıda..
ayhan-- keriman hanım ?
keriman-- evet.. (ses tonu ne kadar,etkileyici..sahiden yakışıklıymış diye düşünür ilk anda.. )
ayhan-- (yanına gelip ,elini uzatır.. ) ben ayhan..
keriman-- (tokalaşırken )memnun oldum, ayhan bey.. öğrenciniz için mi,görüşmek istiyorsunuz..
ayhan-- (samimiyetle ,gülümseyerek )bende memnun oldum.. bekarım ve kendim için görüşmek istiyorum.. sanırım,haberdar değilsiniz.. oturabilir miyim..
keriman-- tabi de,görüşme konusunu anlayamadım.. ama bekar
dediğinize göre.. benim ileriye dönük,ciddi bir beraberliğim olduğunu.. bilmenizde fayda görüyorum..
ayhan-- (hayal kırıklığıyla ) yaa.. ablanızz ,söylememiş de..
keriman-- (gözlerini kapatır, bir an ) ah abla,ah.. çok özür diliyorum,ayhan bey.. ablaları,büyükleri bilirsiniz.. kendi zamanlarında olduğu gibi.. hemen evlenmemizi isteyecekleri çok açık.. o nedenle söyleyemedik,henüz.. ben mahçubum,inanın..
ayhan-- (ilgiyle bakarak )evet,anlıyorum.. size mutluluk diliyorum.. şanslı kişi, umarım kıymetinizi biliyordur.
keriman-- teşekkür ediyorum.. umarım,sizde mutlu olursunuz..
ayhan-- umarım.. iyi günler diliyorum..
keriman-- size de,iyi günler..
ayhan bey,odadan çıkınca.. derinn bir nefes alıp..bunu da,atlattık diye içinden geçirirken..
odaya heyecanla giren arkadaşı,tülin ..elindeki kitapları masaya bırakırken.. beğeniyle konuşur..
tülin-- kerimann.. hii, koridorda bizim corcun ikizi yürüyordu.. yemin ederim.. öff,ayaklı karizma.. miss gibi kokusuyla, başımı döndürerek geçti yanımdan..
keriman-- tülinn bizim corç, kim..
tülin-- kulini hayatım ,corç kulini var ya.. (havayı koklarken ) ay,o burada mıydıı..
keriman-- hıı,adres sordu..yolunu kaybetmiş de..
tülin-- şansa bak,adresi de yanlış kişiye sormuş.. kesin kaybolur..
keriman-- tülin-- hah hah hah..
*************
ortaklar kahvesinde..
yerleri süpürmüş.. çayı demlemiş,paspas yapıyordur uğur..
kapı pencereyi açmıştır.. sokaktan handeyle,mügenin geçtiğini görünce.. koşup arkalarından bakar ,dalgın dalgın..
yılmaz-- (yaklaşırken görmüştür )uğuuur.. nereye bakıyorsun,oğlum..
elimden bir kaza çıkmadan.. işinin başına geç.. hadi lann..
uğur-- tamam abi..
yılmaz-- her kuşun eti yenmez,koçum.. bir daha bakarsan,oyarım gözünü..
uğur içeri girince..
yılmaz söylenerek.. dışarıdaki masalara örtülerini yayar..
yılmaz-- bizim ortak,hala hatunun koynundadır.. birde bana bak..
hayat mı lan bu.. gece evde yatacakmışım.. koca adam olduk,hala tekmil veriyoruz.. (sinirli sinirli ,örtüyü bırakıp içeri girer..oturur masaya ) uğurr bir çay ver.. gazete nerede.. kuponu aldın mı.. babam gelir şimdi...
-- hahhah hah.. yılmazz,günaydınn...
yılmaz-- (taklidini yaparak ) haaaaa.. gülme lan..
nafi-- yılmazzz..
yılmaz-- (ayağa kalkar hemen )buyur baba..
nafi-- hasılatı getir.. öğlenden sonra.. elektrik ,su faturası yatıracaksın..
yılmaz-- tamam.. çay getirim mi..
nafi-- istemezz.. hasılatı ver,hasılatı...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





































.jpg)



