yunus-- emreee ?
emre-- tamamm ,anlatacağım..
yunus-- aferin, anlat tabi..
sevgi-- ne yani,nedenini sen biliyor muydun.. bunu da mı duyacaktım..
yunus-- evet,emrenin saçmaladığı gün öğrendim.. onun için gelmiştim,sonrasını biliyorsunuz..
ziya-- salona geçelim hadi..
yunus-- enişte ,emreyle bir dakika konuşayım da.. anlatırken,üçünüz olun bence.. ablam rahat rahat dinlesin ve kimlerin günahını aldığını anlasın..
sevgi-- hadi,canım.. ben kimsenin, günahını falan almadım..
yunus-- bence önce dinle..
ziya-- sevgiii,gel..
onlar ,odadan çıkınca..
yunus-- (emrenin omuzlarını tutarak ) bundan sonra.. hiç birşey gizlemek yok.. herşeyden ailenin haberi olacak ve okulunu aksatmayacaksın..tamam mı..
emre-- tamam da,çok utanıyorum dayı.. gitmesen olmaz mı..
annem parçalayacak, beni..
yunus-- ben olmadan,anlat..daha iyi olur.. ve inan hak ediyorsun..
parçalasalar da,onlar annen-baban.. sen mügenin ailesine,anlatmak zorunda kalmayacağına ,dua et.. (anlatır atiyle olan konuşmayı.. montu biraz açıp, içindeki zarfı gösterir ve kapatır ) herşeyi,aldım..
emre--(sevinçle ) hiiiiiiiiiii,dayımmm... aslan dayım,yihuuuuu..
(hoplar-zıplar,yatağa atlar..)
yunus-- hah hah hah.. hergeleee..
emre-- (kalkıp,gülerek sarılır dayısına ) sana söz veriyorum.. artık,hiç üzmeyeceğim.. sizi..
yunus-- (saçını karıştırıp ) umarım.. bir daha sorun duymak ve
sana bağırmak,istemiyorum.. muhatabın,ailen bundan sonra..
emre-- (saçını arkaya yatırırken ) müge.. mügeyi arayayım..
telefonum nerede..
yunus-- emree,oğlum.. dur,aranmaz şimdi..yarın anlatırsın..
ben şunları, yok etmeye gidiyorum..
emre-- tamam.. dayıı,sağol..
yunus-- sende..
ablasına ve eniştesine hoşçakalın diyip.. ayakkabılarını giyerken..
ziya-- (yanına gelip,kısık sesle ) yunus,ben.. yarın gelirim yanına.. şey için..
yunus-- şey ne enişte..
ziya-- ödemeyi yaptın ya.. onu geti..
yunus-- (kalkıp ) eniştee,sözünü kestim kusura bakma..
ne zaman istersen,buyur.. çayımı iç.. başımın üstünde yerin var,
ziyaretinden de memnun olurum.. ama sen beni dinle,ablamın
dolduruşuna gelme..lafını da,etme.. hadi hoşçakalın..
ziya-- güle güle..
emre-- (gülerek ) şişş dayıı.. okulu bitirince,ne alacaksın bana..
ziya-- (emreyi,kendisine çevirip.. kaşlarını çatarak ) ben söyleyim mi..
emre-- (başını eğerek ) yok,anladım..
ziya-- aferin..
emre-- dayıı.. gitmee..
yunus--(gülümseyerek ) yaa,işte emreciğim.. beni dinlemeyişinin acısı, aheste çıkacak.. öptümm, seni..
ziya-- ben senin yerine de,öperim.. yunus..
yunus-- hah hah hah..
*****
içi ferahlamış olarak.. sokakta, kerimanın evine doğru yürürken arar..
keriman-- (fısıltıyla )efendim.. aldın mı..
yunus-- evet.. neredesin..
keriman-- merdivende,eve giriyorum.. sen..
yunus-- geliyorum..(kapının kapandığını duyar )
keriman-- şey,geç oldu.. yarına kalsın mı.. ablamla konuştuk da,çok üzülmüş.. ağladı telefonda..ben, pek iyi değilim yani..
arabanın görülmesi de, çok riskli..
yunus-- peki..


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder