7 Mayıs 2014 Çarşamba

Senden Kalan 6.bölüm ..

keriman aşağı inip,sinirli sinirli yürürken.. telefon çalar.. gizem olduğunu görünce, istemsizce bir gülümseme yayılır yüzüne.. açar..

keriman-- canımm.. neredesiniz,geldiniz mi..
gizem-- geldik kerimann,sokaktayız.. arkanı dönersen,bizi
göreceksin..
keriman-- (şaşkınlıkla döner.. sahiden arabadan,iniyorlardır..
yunusun bakışlarındaki endişeyi, buradan bile görebiliyordur..
telefonu kapatıp,cebine koyar.. kendisine doğru,koşarak gelen can için.. eğilip,kollarını açar.. kucağında,öpüp.. koklaşırken.. onlara doğru yürüyordur.. ) cann büyümüşsün,nasılsın birtanem..

can-- iyiyimm.. çok özledim seni,çokk..
keriman-- (bağrına basar) bende senii.. uçak nasıldı..
can-- çok kocamandı.. azıcık korktum.. babam,seni düşünmemi söyledi.. işe yaradı,biliyor musun..
keriman-- (gülerek,yanağından öper.. yanlarına gelmişlerdir bu arada.. müfitle tokalaşır.. gizeme tek koluyla sarılır..
keriman-- hoşgeldin..

gizem-- hoşbulduk.. (fısıltıyla ) yunusu görünce,şok oldum.. ne iş..
parmağındaki yüzük izi de,görülmeyecek gibi değil..
keriman-- ilgili ve bilgili değilim..
gizem-- hımm.. o, ilgili ama..

yunus ikinci valizi,bagajdan getirip.. yere bırakır..

yunus-- mufit,oğlum ne koydunuz valize.. kurşun gibi..
mufit-- kerimana ,öğrencileri.. velileri.. mahalle esnafı,ev sahibi bile
hediye gönderdi.. erzak,mektup,resim, çerçeve,mantı ,tereyağı bile var.. o kerimanın yani..
keriman-- zahmet etmişler,sağolsunlar.. yunus bey,size de zahmet vermişim.. gerçi bir talebim olmamıştı ama.. yine de,teşekkür ederim.. sizi daha fazla, işinizden alıkoymayalım..

yunus--(aldırmaz bir ifadeyle ) yok canım,ne zahmeti.. alıkoyduğunuz yok... valizi çıkaralım,mutif.. tek taşıyamazsın bunu..
can-- keriman ben seninle yatacağım, değil mi..
keriman-- evett.. kucaklaşacağız yine.. hadi buyrun..

gizem ve canla eve çıkarlar.. keriman kapıyı açar..
müfitle yunus,valizi getirip ..tekrar inerler.. can odalara bakıyordur..

gizem-- (kerimanı kolundan tutup,kısık sesle.. ) içeri davet et.. bak kahvaltı hazırlamışsın.. mecbur değilken,geldi...  kii,sen terk ettiğin.. yüzüne bakmadığın halde.. müfitin yanında,çok ayıp olur.. anladın mı beni..

keriman-- (kısık sesle )anladım.. siz dördünüz,kahvaltı edersiniz..
ben okula gideceğim zaten.. yemekler buz dolabında.. dinlenin,banyo yapın.. gece konuşuruz seninle.. sende,beni anlarsın..

gizem-- tamam da.. yunus bizi, akşam yemeğine davet etti.. evine..
keriman-- (omuzlarını kaldırıp )bana geldiniz ama istiyorsanız gidin,
gizem.. siz bilirsiniz..

oflaya,puflaya ikinci valizi ve çantaları getirirler.. kapının önüne..

mufit-- sağol yunus.. tek çıkaramazmışım,sahiden.. gel bir soluklan..
gizem-- evet,o kadar yolu geldin.. bir çay içelim.. kahvaltı da,hazırmış zaten..

yunus-- (kerimana bir bakış atıp.. ) yok sağolun.. siz hasret giderin,
akşam görüşürüz.. yemeğe davet ettim de,keriman.. sekizde alırım sizi.. tamam mı..

keriman-- (buz gibi bir ifadeyle )ben gelemem ama  onlar,istiyorlarsa.. gidebilirler..
gizem-- sensiz gider miyiz, hiç..
müfit-- biz gizemle,birşeyler hazırlarız.. sen gel,yunus..
yunus-- söz vermeyim de.. gelmeye çalışırım.. görüşürüz.. iyi günler,size..
müfit-- gizem-- görüşürüz,iyi günler.. sağol..

yunus merdiveni inerken.. valizi içeri alıp,kapıyı kapatırlar..
müfit-- keriman ?

2 yorum: