3 Ağustos 2014 Pazar

Senden Kalan 26.bölüm..

keriman,kollarını kavuşturmuş.. atinin emreyi çektiği görüntülere bakıyordur şimdi.. gözünden akan bir damla yaşı,siler eliyle.. yunus,kolunu kerimanın sandalyesine koyup.

yunus-- (sıkıntıyla ) kerimann.. birşey daha var..
keriman-- (gözünde yaşlarla,ona bakar ) ne.. daha ne var..

yunus-- (eliyle,omuzunu kavrar ) ben gelmeden,ablama uğradım..
bunu emreye söylemek için.. uyuyorlarmış,kalktılar.. emrenin
odasında konuşurken-ben söylemeden yani - emre suçlu olduğumdan ölmek istedim dedi..eniştem de;anlat oğlum..
ne yaptın,bilelim.. kızsak da,sen bizim evladımızsın.. gizleme bizden,
ölmek neyin çaresi olabilir ki.. dedi..
bunu ikimiz odadayken söyledim.. çok sevindi,sözler verdi..
 utanırım dedi ama esma ablayla,muhsin abiye anlatmadığına ..
dua et ve  ben olmadan,anlat dedim.. yani şimdi,emre anlatıyor.. anne babasına..

keriman-- ( dirseğini masaya dayayıp ) kızları olsa,böyle diyip.. dinlerler miydi... sen anlat,diyebilir miydin.. o görüntülerdeki aptal kız,benim yiğenim..
düzeneği kurup,onu kandıran da.. senin yeğenin.. bana gelip,bunu nasıl söyleyebiliyorsun..
emre,yaptığının cezasını çekmeyecek.. kamufle etti,nişanlandılar..
 bence büyük bir hataydı da.. diyelim ki,okul bitince de evlenecekler..ablanın ve eniştenin gözünde.. mügenin değeri ne olacak sence..  o evlilik,yürür mü.. mutlu huzurlu olur mu,söyle..

yunus-- (dudak büküp) bilmiyorum..umalım ki,olsun..emreyi savunmuyorum.. şikayet edilmesi halinde..mügenin yanında olurum,demiştim..ben gizlememek adına, söyledim..
daha bu meseleyi bilmeden,bana çok sevdiğini, evlenmek istediğini söyledi.. okulunuz bitsin.. askerliğini yap,işini bul evlenirsiniz dedim..  yüzük alacağını söylediğinde de..ikinizin arasında kalsın,aileleri dahil etmek için çok erken demiştim..
yani bence de,nişan kararı hataydı..

daha çocuk bunlar,ikisini de uyardık.. dinlemediler..
senin yada benim.. elimizden gelen.. başka birşey yok..
bunları alabildik,üzüntülerini yaşadık..daha farklı boyuta ulaşmadan..
 hatalarına engel olmaya çalıştık.. yapabildiğimiz bu kadar..
hayat onların,anne-babaları var.. bundan sonrası,iyi olur inşallah..
(yanağındaki yaşları,siler eliyle.. ) kıyamıyorum,ağlama ne olursun..
kolunu omuzundan çekip.. cd yi çıkarır.. diğerleriyle,beraber zarfa koyar..
yunus-- ben gidip,bunları yakayım.. sen de,yat dinlen..
keriman-- (içini çekerek ) bu moral bozukluğuyla.. ne dinlenip uyurum,bende.. (kalkıp,tepsiye bardak ve tabakları koyar..  )

yunus-- (montunu giyip,salonun kapısına gelir.. )istersen..
sakinleşinceye kadar kalırım..  
keriman-- (elindeki tepsiyle, yanına gelir ) yok,sağol.. hı,adresi verecektim sana..

yunus çekilince,mutfağa götürür tepsiyi..  sonra yatak odasına geçip.. dolaptan çantasını alır.. yatağına koyup,içinden cüzdanını çıkarır.. acele ediyordur ama bulamıyordur bir türlü..

yunus-- (kapıya yaslanmış,ona bakarak ) keriman..bekliyorum,acele
etme.. gözünün önünde olsa da,göremezsin ki.. düşün,başka yere
 koymuşsundur belki..

keriman-- (doğrulup,gözlerini kapatır ) sen,içkiliydin..
yunus-- bıdı bıdıya başladık demiştim..
keriman-- burada kalmıştın..
yunus-- peluş terlikleri,ısrar ettiğini  ve beni kilitlediğini unutma..
keriman-- (gözü ,hala kapalı olarak ) dikkatimi dağıtma..
yoldayken,beni aradın.. yaklaşıyorum demiştim..

yunus-- hatırladıım.. adresi aldım diye, beni aradığında.. aman,kaybetme demiştim..  evde kesinlikle kaybolmayacak, bir yere koydum dedin..
evrak yada özel şeyleri biriktirdiğin, bir yer mi var..

keriman-- (içini çekerek,gözlerini açar.. )hımm,evet..
 (dolabın içine eğilip.. mavi kareli kutunun içinden..
katlanmış kağıdı alır..yıllar önce kendisinin çektiği ..yunusun resmini görünce..  yani yeri,zamanı, amacını aklına getirmemeye çalışsa da..doğrulduğunda.. gözleri dolu doludur.. elindeki kağıdı uzatır ) buyur..

yunus-- (kağıdı alır ,cebine koyar da..  eğilip.. gözlerine bakarak)
kerimann.. ne oldu.. ne gördün de,gözlerin doldu..

(birkaç damla yaş, yanaklarından yuvarlanınca.. teselli
amaçlı çeker,kendisine.. sarılır omuzlarına.. keriman itiraz etmeden,
elleriyle yüzünü kapatıp.. alnını da ,yunusun omuzuna dayamış..
hıçkırıklarla ağlarken.. yunus,kıpırdamadan durur..
parmaklarıyla sırtına,yanında olduğunu hissettirmek istercesine.. minik minik ,vurur sadece.. )

yunus--(birkaç dakika sonra ) yeterr,keriman yeter.. ağlama artık..
insanın dolabının içinde.. onu ağlatacak ne olabilir,anlamadım ki..
madem,etkileniyorsun.. daha niye saklıyorsun..at gitsin..
senin göz yaşına,değer mi..

başını evet manasında oynatıp..kıpkırmızı ve üzgün gözleriyle.. başını kaldırıp,ona bakınca..
yunus-- hiçbir şey,senin ağlamana değmez.. içimi parçalıyorsun,keriman...

kerimanın,hafifçe gülümsemesinden cesaretle..konudan da,uzaklaşmak için..

yunus-- şimdi ağlamadan.. yine koy başını.. kollarınla da,sarıl ki..
başka birşey düşünebileyim..
keriman-- (hala kollarının arasında..yanaklarını silerken,gülümser )
 teselli için,sağol da.. düşünme (içini çekerek) sen gidiyordun sanki..

yunus-- (avucunu ,yanağına koyup.. gözlerine,aşkla bakarak.. )kerimann, çokk özledim seni.. bana kal de..